Almanya ile başlayan son siyasi
krizin doğrudan yabancı sermaye girişlerini olumsuz etkileyeceği söyleniyor.
Özetlemek gerekirse, yabancı
yatırımcılar için iki tür piyasa vardır: Yatırım piyasası (Investing market) uzun
vadeli doğrudan yatırıma uygun piyasa. Yani fabrika yatırımına ağırlık
verilebilir ekonomiler. Örneğin, Çin, G. Kore gibi.
Kısa vadeli işlem piyasası
(Trading market) deyimi ise Londra ve New York’taki uluslararası dev yatırım
bankalarının “dealing room”larında (günlük işlem odalarında) kullanılan bir
deyim. Uluslararası finansal piyasalarda kısa vadeli işlem yapan yatırımcıların
geliştirdikleri tanımlardan biri.
Gittikçe daha fazla finansallaşan
dünyada, günlük 5-6 trilyon dolarlık döviz işlemi yapan “dealer”lar, (kısa vadeli
finansal işlem uzmanla) uzun vadeli yatırımlarla ilgilenmezler. Onlar, üretken
fabrika yatırımlarına kredi vermek, proje değerlendirmek gibi işlerden hiç
anlamazlar. Emtia, döviz ve sermaye piyasalarında anlık işlemler yaparak para
kazanırlar. Günlük mesailerinin çoğunu kur, hisse, enflasyon, faiz, CDS, hedge
gibi kavramlarla geçirirler. Önlerinde dört-beş tane işlem ekranı, yakınlarında
bir televizyon, üzerlerinde anlık hızlı ve doğru karar alabilmenin baskısıyla hayatları
geçer.
HAKAN ÖZYILDIZ