19 Temmuz 2019

Cari açığın azalmasına sevinelim mi?

Ekonominin dışarıyla ilişkisini ödemeler dengesi bilançosu özetler. Bilanço, bir ekonomiye, belirli bir dönemde (ay, yıl) gelen ve o ekonomiden çıkan tüm para akımlarının kaydıdır.
Dört ana bölümden oluşur. 
Birincisi, ithalat, ihracat, turizm, faiz, navlun gibi tüm mal ve hizmet hareketlerini gösteren cari işlemler dengesidir. Ekonominin dışarıyla olan bağlantısını özetidir. Çok konuşulan açık/fazla buradan izlenir. 
İkincisicari işlemler dengesinin açığı varsa nasıl kapatıldığını, fazla veriyorsa dövizin nereye gittiğini gösteren sermaye hareketleribölümüdür. Burada; doğrudan yatırımlar, hisse senedi ve tahvil alım satımları (portföy yatırımları), mevduat ve efektif hareketleri ile krediler izlenir. 
Üçüncübölüm rezerv hareketlerinikaydeder. Merkez Bankasının uluslararası rezervlerinin durumunu gösterir.
Dördüncübölüm net hata ve noksandır. Diğer hesaplara kaydedilemeyen dövizler burada gösterilir. Bir düzeltme kalemidir.

17 Temmuz 2019

Dünyada da borç sorunu büyüyor

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) dünya borç verilerini her üç ayda bir yayınlar. En son rakamlar 2019’un ilk çeyreğine ait. 
Geçen yılın sonundan sonra, Trump’ın söylemlerine direnemeyen FED ’in faiz düşüreceği beklentisi, borçlanmanın kolaylaşmasına ve artmasına yol açmış. Bu yılın ilk üç ayında dünyada borçlar, 3 trilyon $ artarak, 246 trilyon $’a ulaşmış. Bu rakam dünya hasılasının %246,5’uğuna karşılık geliyor. 
Toplam borcun 70 trilyon $’lık bölümü dünyanın finansal ağasına, ABD’ye ait. Parayı yönetenler önce kendi piyasalarını borçlandırmışlar sonra bizim gibi gelişmekte olan ekonomilere (emerging markets) yönelmişler. 
Biraz daha detay vereyim. 1996Ç1 ile 2019 Ç1 arası 13 yıldaki değişimlere bakalım. 

13 Temmuz 2019

On Birinci Kalkınma Planı büyüme modelini değiştirecek (mi?)

Kalkınma Planları anayasa metnidir. Başta kamu kurumları olmak üzere ülke ekonomisi için bazen emredici bazen de yol gösterici hükümler içerir.
Anayasanın Planlama, Ekonomik ve Sosyal Konsey başlıklı 166. Maddesinin 2. Fıkrası aynen şöyle“Planda milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir, kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.” (Alt çizgiler bana aittir.)
Bana göre maddenin son cümlesi çok açık. Eğer, 2019-2023 arası dönemde bir kalkınma girişimi olacaksa, TBMM’de aynen kabul edilmesi halinde, bu plana göre olmalı. Kamunun para, maliye, yatırım ve diğer politikaları, kaynak tahsisleri Plan metninde belirtilen şekillerde yerine getirilmeli.
O zaman Plana daha yakından bakalım.

10 Temmuz 2019

Yılın kalan bölümünde Hazine borçlanması!

Hazine yılın ilk altı ayına ait nakit dengesini açıkladı. Nakit dengesi ve borçlanma verileri yılın ikinci yarısı için önemli işaretler taşıyor.
Sizleri çok fazla rakamlara boğmadan detaylara bakalım. 
2018 yılının aynı dönemi göre gelirlerdeki artış yüzde 15. Buna karşılık faiz dışı harcamalardaki artış yüzde 20, faiz harcamalarındaki artış ise yüzde 55. Bütçe nakit değesi oldukça bozulmuş, nakit açık 78 milyar liraya yaklaşmış. Faiz dışı denge de bozuk. Faiz dışı açık 27 milyar lira civarında.
Hazine bu açığı kapatmak için yoğun bir borçlanmaya girişmiş. İlk altı ayda 78 milyar liradan fazla yeni nakit borç almış. Geçen yıla göre artış oranı yüzde 100’den fazla. Yeni (net) borçlanmanın 16 milyar lirası dış, 62 milyar lirası iç borçlanmayla yapılmış. 

7 Temmuz 2019

Büyüme için can alıcı soru: Özel tüketim nasıl artacak?

Ekonominin büyümesi için tüketim lazım. Birileri; kamu, şirketler, haneler tüketecek ki üretim olsun. Tüketim tökezleyince, ekonomi yavaşlamaya hatta küçülmeye başlar.
Kriz dönemlerinin en klasik göstergelerinden birisi de özel tüketimdeki küçülmedir. 
Değerli dostum T.C. Merkez Bankası eski Başkanı Süreyya Serdengeçti ile yakınlarda yaptığımız sohbette, özel tüketime dikkat çekerek, aşağıdaki rakamları verdi. 

Veriler 2001, 2009 ve son dönemdeki GSYİH küçülmesi ile özel tüketimdeki değişimi gösteriyor.Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeksler, özel tüketimde son dönemde yaşadığımız küçülmenin, 2001 ve 2009 Krizlerinden daha derin olduğunu gösteriyor. Ekonomik daralmanın, bu yönüyle, önceki krizlerden daha derin olduğu görülüyor. Dar ve sabit gelirlilerin refahtan aldıkları pay azalıyor.
Geleceği yönlendirmek için bu konu hayati öneme haiz. Asıl sorun burada. Dolayısıyla çözüm de buradan çıkacak.
Ne demek istediğimi biraz açayım.

2 Temmuz 2019

Özel sektör dış borç öderken kamu yeni borç alıyor

Bir ülke için en sıkıntılı ekonomi-politik başlığının dış borçlar olduğu konusunda herkes hemfikirdir sanırım. Türkiye’nin son 150 yıllık tarihi dış borçlardan alınacak derslerle doludur. Tarih kitapları, Duyunu Umumiye ’den, Lozan’dan, döviz krizlerinden, OECD ve IMF ile yapılan anlaşmalara geniş yer veriyorlar. 
Ancak nedense bu konular sadece okunuyor, ezberleniyor. Ama gerçek anlamda ders alınıyor mu emin değilim. 
Değilim çünkü dersler alınsaydı dış borçlara biraz gem vurulur, büyüme hızı kesilirdi. Oysa yayınlanan son veriler tam tersini gösteriyor.