10 Ekim 2020

TCMB döviz rezervleri,  (90.254 milyon $) swapları çıkarırsanız (58.249 milyon $) kamu kurum ve kuruluşları ile kendisinin bir yıl içinde ödemesi gereken döviz ödemelerine (62.237 milyon $) yetmiyor. Buna karşılık özel bankalar ve şirketlerin bir yıl içinde 114.229 milyon $ döviz ödemesi var. 



 

18 Ağustos 2020

Türkiye'de ve diğerlerinde hanelerin borçlarının vadesi




Türkiye'de hanelerin sadece %33 konut kredisi. Ve vadeleri yaklaşık 10 yıl. Kalan borçların vadesi yaklaşık 2 yıl.



Buna karşılık gelişmiş ekonomilerde hanelerin borçlarının büyük çoğunluğu 20-30 yıl vadeli mortgage kredileri. Almanya'da hanelerin borçlarının %97'si, ABD'de %72 çok uzun vadeli konut kredisi.



 

25 Temmuz 2020

HAZİNE'NİN BORÇLARI

Devletin borçları 2020'nin ilk altı ayında 352 milyar TL artarak 1,6 trilyon lira oldu.
Altı aylık artışın yarısı TL, yarısı döviz.


2013yılından sonrasında devlet borç stokunun içindeki dövizli borçların payı hızla artarak, Haziran sonu itibariyle yarısına ulaştı.



Hazine döviz kazanmadığına göre bu borçlar nasıl geri ödenecek?


14 Temmuz 2020


OCAK-MAYIS 2020 ÖDEMELER DENGESİ



Net döviz çıkışı 5,7 milyar $
Rezerv kullanımı 22,4 Milyar $
Sıcak para girişi 2,3 milyar $
Kısa ve uzun vadeli kredilerde toplam 9,7 milyar $ çıkış var.

28 Haziran 2020


MAYIS 2020 GELİR TAHAKKUK/TAHSİLAT ORANLARI




Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü


13 Haziran 2020

NİSAN 2020'DE ÖDEMELER DENGESİ


Tablo aşağıda.
Kredi ve tahvil geri ödemeleri cari açıktan fazla.
Geçen yılın ilk dört ayında döviz ihtiyacı yeni borçlanma ile karşılanırken bu yıl TCMB'nin rezervlerinden gitmiş.
Acilen turizm ve ihracattan döviz girişi başlamazsa işler zora girebilir.



19 Mayıs 2020

Bugün 19 Mayıs

"Dağlarda tek
tek
    ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlıyacaktı."
"ŞAYAK KALPAKLI ADAMIN" TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN VERDİĞİ MÜCADELE YOLUMUZA IŞIK OLSUN.
HER 19 MAYIS'TA YURDUNU SEVEN GENÇLERE VE ÜLKE SEVGİSİYLE GENÇLEŞENLERE SAYGIYLA.

12 Mayıs 2020

Nüfusun üçte biri gelir elde edebiliyor


Aşağıdaki tablo TÜİK nüfus ve işgücü verileri kullanılarak hazırlandı. 2015 ve 2019 yıllarında çalışanlara göre dağılımı gösteriyor.
Gelir elde edebilenler toplam nüfusun %40'ı kadarı. Bunlara emekliler, yevmiyeli işçiler ve ücretsiz aile işçileri de dahil. Kalan %60'ın geliri yok. 
Bu veriler yılsonuna ait. Mayıs itibariyle 3,5 ila 5 milyon kişinin işini kaybettiği konuşuluyor. 
En alt düzeyi alsak, gelir elde edebilenlerin oranı %35'lere düşüyor. Yani her bir gelir elde edebilen artık üç kişiye bakmaya başladı.
Sistem zorlanıyor. Dikkat etmekte büyük yarar var.



9 Mayıs 2020

Reel kur ve yabancıların menkul kıymet stoku


Reel kur ile yabancıların hisse senedi ve devlet iç borçlanma seneti (DİBS) iştahları arasında çok yakın bir ilişki var.
Aşağıdaki grafik, 2007-2020 Nisan için bunu gösteriyor. 
Sıcak paracıların iştahları düştükçe TCMB politika faizlerini yukarı çekmiş. 
Ancak 2013 Mayısında 159 milyar $'sık değerle zirve yapan hisse senedi + DİBS stoku, o yıldan sonra devamlı azalmış. Nisan 2020 31 milyar $'a düşmüş.







21 Nisan 2020

Sıcak para çok sıcak



Yurtdışı yerleşiklerin, Türkiye'deki hisse senedi ve borç senedi yatırımları ile bankalara yatırdıkları mevduatın toplamından oluşan, "arbitraj arayan para" diyebileceğimiz döviz kaynaklarının toplamının milli gelire (GSYH) oranı ekonomideki "dolarizasyon düzeyini" izlemek açısından önemlidir. 

Yanı sıra, bu orandaki yükselişler dövizli fonların "ani duruşu" halinde ekonomide yaşanacak krizlerin de öncü göstergelerinden birisidir.

Aşağıdaki grafikte 1996-2019 arasındaki dönem için sıcak para / milli gelir oranları yer almaktadır. Oran 2000, 2007, 2013 ve 2018 yıllarında zirve yapmış. Sonrası malum.





11 Nisan 2020

MART 2020 NAKİT HAZİNE DENGESİ

Mart ayında Hazine nakit dengesi, önceki yıla göre;
  • Gelirler azalmış,
  • Faiz dışı ödemeler artmış,
  • Bunun sonucunda hem faiz dışı açık hem de nakit açığı büyümüş.
  • Açık iç borçlanma ve kasadan kullanılan para ile finanse edilmiş.


5 Nisan 2020

FAİL CARİ AÇIK DEĞİL! DIŞ BORÇLANMA.


Aşağıdaki tablo 1984-2019 arasındaki 35 yılda Türkiye'nin döviz finansmanı ihtiyacını gösteriyor.
Toplam içindeki pay oranına bakınca, ihtiyacın sadece %41'i cari açıktan. Borç senedi ve kredi ödemeleri için gereken finansman ihtiyacı, toplamın %55'i.
Yıllar itibariyle dağılıma bakınca, neredeyse %85'i 2002 yılından sonraki dönemde oluşmuş.
Türkiye döviz ihtiyacını karşılamak için 35 yılda, 1,3 trilyon $ kadar dış borç kullanmış.














27 Mart 2020

EVDE KAL YAYLAYA ÇIKMA


Yayla zamanı yaklaşıyor. Biliyorum evde de sıkıldın. Günlerdir TV, bilgisayar, kitap derken yapacak şeyler tükenmeye başladı. Gözün dağlarda. "Bir gidebilsem, oralarda Corona filan yoktur" diyorsun.
Ama yapma. Bir süre daha EVDE KAL. Aileni, sevdiklerini, yakınlarını, arkadaşlarını, komşularını dahası ülkeni düşün. O güzellikler orada duruyor. Hatta ne kadar az insan giderse o kadar, temiz ve güzel kalıyorlar.
Bir daha hatırlatayım: EVDE KAL.

6 Mart 2020

TÜRKİYE'NİN BORÇ YÜKÜ

2018 VE 2019 YILLARINDA BORÇ YÜKÜ AZALDI. BÜYÜME DE...


BORÇLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ŞİRKETLERE VE HANELERE AİT.


TOPLAM BORÇLAR 5,8 TRİLYON LİRAYI GEÇTİ. 


BORÇLARIN MİLLİ GELİRE ORANI (REEL BORÇ) %136 'NIN ÜSTÜNDE.


KAMUNUN BORÇ TOPLAMI 1,5 TRİLYON TL İKEN 
ÖZEL SEKTÖRÜN BORÇ TOPLAMI 4,4 TRİLYON TL.

ÖZEL SEKTÖR MİLLİ GELİR KADAR (%102) BORÇLU. KAMU İSE %34)

BU BORÇLAR ÖDENECEK. AMA NASIL?



23 Şubat 2020

Telgrafhane

Uyuyamayacaksın
Memleketinin hali
Seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o eski sen değilsin
Sen simdi issiz bir telgrafhane gibisin,
Durmadan sesler alacak
Sesler vereceksin
Uyuyamayacaksın
Düzelmeden memleketinin hali
Düzelmeden dünyanın hali
Gözüne uyku girmez ki
Uyumayacaksın
Bir sis cani gibi gecenin içinde
Ta gün ışıyıncaya kadar
Vakur metin sade
Çalacaksın.
Melih Cevdet Anday

9 Şubat 2020

Prof. Dr. Bilsay Kuruç Hocadan

"Kapitalizmde ekonomi kah genişler, kah daralır. Genişlemeler varlıkları ve servetleri biriktirir, büyütür. Daralmalar da servetleri el değiştirir, kitleler işsizleşir."

Türkiye ekonomisinin hangi evreden geçtiğini anlamak için, işsizlik ve servetlerin el değişmesindeki gelişmelere bakmak gerekir.

Kararınız nedir?


21 Ocak 2020

Ambargolar ve dolar

II. Dünya Savaşı'nın galipleri Yalta'da ve Brettonwoods'da yeni dünya nizamatının kurallarını koyarken, yeni ağanın parası doları uluslararası rezerv para yaptılar.

Yapılan o gün için zorunluydu. Çünkü eski ağanın toprakları, Avrupa iki savaşın etkisiyle yıkılmış, harap olmuştu. Dahası başta Britanya olmak üzere, Avrupalılar yeni ağaya, ABD'ye borçluydu.

1950'lerden sonrası 1970'lere kadar güllük gülistanlıktı. Vietnam Savaşı dışında savaş 1967 ve 1973 Arap İsrail savaşlarıydı. Bunlar para standardını ve petrol/enerji fiyatlarını ve piyasaların işleyiş kurallarını değiştirdiler.

Ağa, aklına estiği işine geldiği kadar para basmaya başladı. Dünyayı borçlandırdı. Dünyada rezerv para krallığını pekiştirdi. Bundan çok para ve itibar kazandı. Üretmeden, paradan para kazanarak zenginleşti.

Ama sonunda şımardı. Doları her ambargonun ana konusu yapmaya başladı. Aklına estiğinde ambargo koymaya, dolar işlemlerini yasaklamaya, dolar hesaplarına ve varlıklarına el koymaya başladı. Şımarık, yalama saçlı yeni ağa ise, akşam evdeki haleti ruhiyesine göre, sabah ambargo kararı almaya başladı.

Artık doların tahtı sallanıyor. Başta Rusya ve Çin olmak üzere, ağaya meydan okuyanların hepsi yeni arayışlara girdiler.

Ne olur?

Kısaca... Ağalar arasındaki kavgadan kim galip çıkarsa yeni kuralları o koyar.



16 Ocak 2020

Nesil farkı

1973-77 benim Mülkiye yıllarım. Gençliğimin en güzel dönemi.
78 Kuşağı olarak, daha güzel bir yarın için duyarlılığımız zirvede. Hepimimzin ortak yanı "yarin yanağından gayri herşeyi paylaşmak" Ankara'da ailesinin yanında kalanlar, parası olmayan veya zamanında gelmeyen arkadaşlarımızın yanında yemek bile yemiyoruz. Çay, simit ve peyniri paylaşıyoruz.
Hiç unutmam, babam 1977'nin ilk aylarında Röno bir araba almıştı. Okula arbayla gitmeyi hava atmak olarak kabul ettiğimden, okul bitene kadar gitmedim.
Tüketim alışkanlığımız da buna benzerdi. Çoğu arkadaşım, tüketmeyi sosyal bir statü olarak kabul etmezdi. Edenlerle de dalga geçerdik. Sosyal statü bize göre iş ve meslek sahibi olmaktı. Çalmayı, devleti soymayı adi bir davranış olarak kabul ettik. Bu görüşümüzü hiç değiştirmedik.
1980 sonrası Türkiye, diğer az gelişmiş ülkeler gibi, dışa açılma ve ithalata bağımlı bir yapıya dönüştürüldü. Tüketmek insana statü kazandırmaya başladı. Bugün gelinen yerde, arka cebinde büyük cep telefonu taşımak ve onu herkese göstermek bir prestij aracı oldu.
Tüketim statü kazandırınca, iş olanağı ve kazanç azalınca, borçlanma öne çıktı. Hem ülke hem de insanlar borçla prestij kazanmaya başladı.
Sonunda artık hepimiz borçluyuz. Ben tüketimden kaçsam bile ödediğim vergiler arttığı için kıç cebinde borçla aldığı ithal telefonu taşıyanın statüsünü arttırmasına destek oluyorum.
Ne günlere kaldık da demiyorum.

8 Ocak 2020

2020'de zirvedeki riskler

Uluslararası yatırımcıların, özellikle sıcak para yatırımcılarının kararlarını en çok etkileyen unsurların başında küresel, bölgesel ve ülke riskleri gelir.


Bu konuda en çok izlenen yayınlardan birisi "eurasia grup" un Ocak başında yayınladığı yıllık risk raporlarıdır.


2020 Raporunda ele alınan risklerin başlıkları şöyle:


  1. ABD'yi kim yönetiyor?
  2. Çin'in teknolojik alanda ABD'ye bağımlılığını azaltmaya yönelik politikaları.
  3. ABD ve Çin arasındaki güç mücadelesi
  4. Sıkınıtılı dev çok uluslu şirketlerin geleceği ne olacak?
  5. Hindistanda'ki gelişmeler nereye evrilecek?
  6. Avrupa'nın jeopolitik geleceği nasıl olacak?
  7. İklim değişikliğinin ekonomik ve politik geleceği
  8. Ortadoğu'da Şii - Sünni ilişkileri
  9. Latin Amerika'daki toplumsal hareketler
  10. Türkiye'de sosyo-ekonomik gelişmeler