27 Nisan 2014

Ekonomide başarının formülü ve tatmin hovardalığı

Ekonomi günlük değerlendirilecek kadar basit bir şey değildir. Tamam eğer borsada, para piyasasında işlem yaparak para kazanıyorsanız bir sözüm olmaz. Ama günlük yorumlar, o sadece küçük bir kesimi ilgilendiren bir değerlendirme olarak kalır. Oysa uzun vadede asıl olan, insan elindeki kaynaklarla en yüksek tatmini elde etme mücadelesi vererek hayatını idame ettirmeye çalışır. 

Dolayısıyla insan davranışlarının bir bileşkesi olan ekonomi içinde temel değerlendirme; ülkedeki kaynakların nasıl ve niçin kullanıldığı olmalıdır. Kıt kaynaklar en etkin ve verimli bir şekilde kullanılıyor mu asıl olan budur. 

Peki bunu nasıl anlayacağız? 

Formülü var:

Tatminler / Fedakârlıklar =     Tatminler / Mal ve Hizmetler    X       Mal ve Hizmetler / Üretim Faktörleri     X     Üretim Faktörleri / Fedakarlıklar 

Bu formüldeki; 

Tatminler: Toplumun tüketimden elde ettiği tatminler toplamını,
Mal ve Hizmetler: Toplumun yararlanabileceği mal ve hizmetleri,
Üretim Faktörleri: üretim için gerekli olan emek, sermaye ve teknolojiyi,
Fedakarlıklar: Üretim faktörlerini sağlamak için toplumun katlandığı fedakarlıklar toplamını gösterir.


 İlk oran, ekonomik faaliyetin somut sonucunun, tüketici olarak insanlar için etkinliğini belirtir. Bu etkinlik insanların kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin yararlarına bağlıdır. İçgüdüsel bir insan davranışı olan maksimum tüketim arzusu bu formülde kendisini göstermektedir. Diğer bir deyimle insanlar daha çok mal ve hizmet tükettikçe daha mutlu olmaktadırlar.


 Ancak daha fazla tüketebilmek için daha fazla üretebilmek gerekiyor. Daha fazla üretim ise ya daha çok kaynak kullanarak ya da eldeki kıt kaynakları daha verimli kullanarak mümkün Bu bağlamda ikinci oran, ekonomik faaliyetlerin verimliliğini yani miktar olarak etkinliğini gösterir. Bunun gerçekleşmesi için, sermaye ve kıt kaynaklar olarak minimum düzeyde üretim faktörü kullanarak üretilecek mal ve hizmet miktarı maksimum kılınmalıdır. 

Ama nüfus ve ihtiyaçlar çoğalırken, ekonomideki üretim kaynakları aynı hızla çoğalmıyor. Üçüncü oran, çalışmanın güçlüğü ve daha geniş çevrede ekonomik yaşamın, kıt ve yenilenemeyen kaynaklar olarak üretimin, insan maliyetini belirtir. Bu oranın maksimize edilmesi, çalışmanın ve ekonomik yaşamın insancıllaştırılmasına bağlıdır. 

Diğer bir deyimle insanlar bazı fedakarlıklar yapmadıkça; daha çok çalışmadıkça, daha fazla tasarruf yapmadıkça, eğitime, ARGE’ye yatırım yapmadıkça ellerindeki üretim faktörlerini çoğaltmaları mümkün olamıyor. İthalatla elde edilen tatmin hovardalığı Sonuç olarak yaptığınız fedakarlıklar ile elde ettiğiniz tatminler arasında doğrusal bir ilişki var. 

Ne kadar çok fedakarlık yaptıysanız o kadar çok tatmin elde edebilmeniz, ekonomiden elde ettiğiniz elen yararın en üst düzeyde olması gerekir. Ekonomide Genel Yarar ise formüldeki oranların her birinin maksimize edildiği durumu gösterir. 

Bizde durum nasıl? Uzun bir tartışma konusu. Ancak içerde devamlı yol, bina inşaatına kaynak harcayan bir ekonomi, eğer cep telefonu ve otomobil gibi çok yüksek teknoloji gerektirmeyen tüketim mallarından tatmini ithal ederek elde edebiliyorsa sorun büyük demektir. Kaynaklarımızı yanlış kullandığımız söylenebilir. 

İthalatla elde edilen tatmin hovardalığının acısı bir gün çıkacaktır. Atalarımız boşuna dememişler “el atına binerek çalım satılmaz”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme