11 Şubat 2014

Faizler yükselmezse yabancılar DİBS piyasasından çekilir

TÜİK enflasyon verisinde yaptığı hatayı telafi edebilmek için olsa gerek, iyi bir şey yaptı. Finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını yayımlamaya başladı.

Önce reel getiri, en basit anlatımı enflasyondan arındırılmış getiri demek. Biliyorsunuz, enflasyon paranın alım değerini düşürür. Yılbaşında 100 liraya 10 adedini alabileceğiniz bir maldan, yılsonunda aynı parayı ödeyerek 9 adet alabildiniz düşünün. Paranız değer kaybediyor demektir. Bu durumda, eğer parayı tasarruf ediyor ve bankaya yatırıyor veya devlet iç borçlanma senedi (DİBS) alıyorsanız, zarar etmemeniz için, size ödenen faiz enflasyondan daha büyük olmalı. Aksi halde parayı biriktirmek yerine harcamayı tercih edebilirsiniz.


Veya reel faizi az olan ülkeye ve/veya yatırım aracına değil, yüksek olan piyasaya/enstrümana yönelirsiniz.

Tasarruf açığımız olduğu, bunun cari açığa neden olduğu artık neredeyse sokaktaki insanın bildiği bir ekonomik gerçek. Cari açığı finanse etmek için de yabancıların Türkiye’ye döviz getirmesini teşvik ediyoruz. Ekonomik ve siyasi istikrar ile yüksek reel getiri başta geliyor.

Ancak veriler, yabancıların DİBS piyasasından son aylarda çekilmeye başladıklarını gösteriyor.
İki veri setini bilginize sunacağım. İlk tablo, iç borç stokunun alıcılara dağılımını gösteriyor. 2004 yılında topla stokun sadece yüzde 7,1’ini taşıyan bıyıklı/bıyıksız yabancılar, 2012 yılında neredeyse stokun dörtte birini almışlar. Ancak geçen yılsonunda oranı yüzde 21,5’a kadar düşürmüşler.

YÜZDE
2004
2005
2012
2013
Bankacılık Kesimi
44,9
47,1
50,5
50,1
 Kamu Bankaları
25,6
23,7
20,3
20,9
 Özel Bankalar
17,9
21,2
23,9
22,7
 Yabancı Bankalar
1,0
1,5
5,1
5,6
 Kalkınma ve Yatırım Bankaları
0,4
0,7
1,2
0,9
Banka Dışı Kesim
47,4
46,1
47,6
47,7
 Gerçek Kişiler
14,4
10,5
0,7
0,9
 Tüzel Kişiler
19,0
17,3
19,8
20,6
 MKYF
6,9
8,0
3,9
4,7
 Yurtdışı Yerleşikler
7,1
10,3
23,2
21,5
TCBM (Nakit Dışı-TÜFE Endeksi)
7,6
6,8
1,9
2,1
TOPLAM
100
100
100
100

Bunun bir nedeni olmalı.

Neden yabancılar iç borçlanma piyasasından çekiliyor?

Sorunun doğru cevabını bulup çözümü de hızlandırmak lazım. Böylelikle kısa vadede döviz üzerindeki baskılar azalırken orta vadede cari açığın finansmanında sorunlar büyümemiş olur.
Ben cevaba ulaşmak için, Türkiye’deki siyasi risklerin artması ve buna bağlı olumsuz gelişmeleri bir kenara koyup önce reel getirilere baktım. Bu değerlendirmeyi yaparken TÜİK verilerini kullandım. Bir anlamda reel getiriyi hesaplarken alınan farklı yöntemlerin yaratacağı tartışmadan kaçınmış oldum.

Aşağıdaki grafikte yabancıların tuttukları DİBS stoku ve reel getiriler görülüyor. Özellikle 2013 yılından sonra reel getirilerin düşmesine bağlı olarak yabancılar ellerindeki Hazine iç borçlanma senetleri stokunu azaltmaya başlamışlar.

TÜİK’e göre reel faizler geçen Haziran ayından bu yana negatif. Böylesi bir ortamda ya faizleri yükselteceksiniz (ki TCMB bunu yaptı) ya da enflasyonu düşüreceksiniz.


Enflasyon tarafında beklentiler olumsuz. O zaman eğer cari açık ve Hazine’nin borçlanma ihtiyacı hızla azalmazsa, önce iç borçlanmada vadeler kısalacak. Çünkü bankalardaki mevduatın ortalama vadesi neredeyse iki aya düştü. Yanı sıra, döviz gelişi de azalırsa, para politikasının yapabileceği tek şey kalıyor: “Faiz lobisi olmak” (!?)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme