20 Şubat 2014

İşsizlik sorununu çözmek için nereye kadar kamuya yüklenilecek?

Yazılarımda, ders verirken, panel ve toplantılarda en çok önem verdiğim konu işsizliktir. Bana göre bir ekonomi istihdam yaratamıyorsa, sorun derindir.

İş aramayıp çalışmaya hazır olan 2 milyon kişiyi de eklerseniz bugün yaklaşık 5 milyon kişi işsiz. Büyük çoğunluğu genç. Kesin veriler olmamakla beraber, üniversite mezunları arasındaki işsizlik hızla artıyor.

Bana hayalci diyebilirsiniz. Başta gençler olmak üzere iş arayanların talepleri karşılanamıyorsa, siyasetçisinden ekonomistine herkes işi gücü bırakıp sadece bu konuları konuşmalı. Çözüm seçenekleri üzerinde tartışmalı.


Kamuya eleman alımı hızla devam ediyor.

Son yıllarda hükümet işsizlik artışını dizginlemek istiyor. Bu bağlamda, özel sektör yatırımlarında yeteri kadar büyüme olmayınca kamuya personel alımında politika değişikliğine gitti. Kamuda çalışan sayısı hem merkezi hükümette hem de yerel yönetimlerde çoğaldı.

Özellikle yerel yönetimler, neredeyse anlaşılması çok güç bir rekabete başladılar. Seçmene hoş görünebilmek ve rakip partilerden aşağı kalmamak adına belediyeler, hizmet üretme yerinden çok, ihale dağıtma ve istihdam yaratma merkezleri oldular.

Gelişmelere bir örnek olması açısından, aşağıdaki grafikte, 2000-13 arası dönemde bütçedeki personel harcamalarının toplama harcamalara oranı gösteriliyor.


2000 yılında toplam harcamaların yüzde 19’u kadar olan personel harcamaları geçen yılsonunda yüzde 28’e yaklaşmış. Tamam, bu artışın bir bölümü maaş ve ücretlere yapılan zamlardan bir kısmı yeni personel alımından geliyor. Nereden olursa olsun sonuç olarak bütçenin üçte birini kamuda çalışanlar kullanıyor.

Tarihten bir ders

Falih Rıfkı Atay, Zentindağı isimli eserinde anlatır. İttihat ve Terakki’nin güçlü adamı Cemal Paşa’ya I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, bahriye çatanası içinde Büyükada’ya giderken sorulur: “Paşam söyler misiniz, bu harbe niçin girdik?” Paşa derin bir oh çeker, bekler. Cevap verir: “Aylık vermek için!”. Ve ilave eder: “Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik.” Koca imparatorluk para bulunamadığı için çökmüştür.

“Bunun günümüzle ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. Haklısınız. Bugün devlet maaş ödemekte sıkıntı çekmiyor. Yerliden yabancıdan borçlanarak da olsa, sorun olmadan devlet çarkı dönüyor.
Ancak unutmamak lazım. Gün gelecek bugün fişlenerek devlete giremeyenler de yarın iş isteyecekler. Hâlihazırda, çeşitli nedenlerle binlerce memur işe gitmeden maaş alırken, iktidar değişince onlar yenileri eklenecek. Devlet, boş gezenlere vergi toplayarak, borçlanarak maaş ödemeye devam edecek.


Yapısal olarak çözülmesi gereken sorunlardan birisi budur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme