28 Mart 2016

Dikkat dolarizasyon hızla artıyor

Yazılı ve görsel medyada vatan, millet, Sakarya edebiyatı yapanları izlerken, bir fırsat bulsam da; “Madem bu kadar vatanseversiniz, cebinizde neden Türk Lirası taşımıyorunuz?” diye sormak isterim.

Hemen hemen toplumun her kesiminden insanların bankalardaki ve/veya yastık altındaki parasınn büyük bir çoğunluğu döviz. Bunlara ithalat/ihracat/turizmle uğraşan şirketleri de eklerseniz ekonomide birikimlerilerin önemli bir bölümü yerli parada tutulmuyor.

Aşağıdaki Grafik, Aralık 2012 – Mart 2016 arasında yurtiçi yerleşiklerin bankalardaki döviz tevdiat hesaplarındaki (DTH) gelişmeleri gösteriyor.

Kaynak: TCMB

Görüldüğü gibi, 2012 yılı sonunda 110 milyar dolardan biraz fazla olan DTH’lar, son günlerde 150 milyar doları aşmış. Yani, dövizle tutulan paralar, üç yıl kadar sürede, yaklaşık yarı yarıya büyümüş.

Gelin bu hızlı artışın nedenlerini bulmaya çalışalım.

İlk neden, bizi eskilere 1989 yılında götürüyor. Kambiyo rejiminde yapılan o tarihi değişikliğe. Tüm döviz işlemelerinin, tamamen serbest bırakılmasına. Bu ülke ekonomisinin en büyük darbeyi yediği güne. Buna 2009 yılında yapılan şirketlerin döviz borçlanmasına yönelik değişikliği de ekleyin. Resim tamamlansın.

Osmanlının, 1800’lü yıllarda Kırım Savaşı sonrasında başlattığı dış borçlanmanın etkileriyle, 1989 ve 2009 Sermaye Hareketlerinin tamamen liberalleştirilmesinin sonuçlarının ne kadar benzer olduğunu iyi anlamak gerek.

Sonrasında toplumun yüksek enflasyon karşısında değer yitiren TL yerine, tasarruflarını korumak için dolar saklamasının gereğini anlamak da önemli.
Yukarıdaki Grafik, dolarizasyonda en hızlı artışın Gezi Olaylarından sonra olduğunu gösteriyor. Burada toplumsal huzursuzluğun etkisi görülüyor. Belki bazıları, suçu Gezi’ye yıkmak isteyebilirler. Onlara, sonraki gelişmelere bakmaları gerektiğini hatırlatmak lazım. Çünkü ülkeye güven ortamı geri gelmiş olsaydı, mudiler TL’ye döner, DTH’lar hızla düşerdi.

Diğer bir artış dönemi de geçen yıl ki seçim dönemi. Yine oluşan olumsuz hava, Temmuzdan sonra başlayan terör olaylarındaki tırmanış, insanların dövize yönelmesine neden olmuş.

Bunlara bir de dünyanın “helikopterden para atma” dönemine girdiğimizi hatırlayın. Bu daha fazla dolarize olma tehlikesi demektir.

Ne olur demeyin.

Ekonomi dolarize olunca TL üzerinden politika üretilemez. TC Merkez Bankası’nın faizle yapmaya çalıştığı değişimler yeterince etkin ve verimli olmaz. Hızla faiz düşürürse, dolar tutanlar korkar yurtdışına kaçarlar. Kurlar yukarı fırlar. Döviz borcu olanlar batmaya başlar.

Tersi olsa, TCMB faiz yükseltse, yüksek getiri peşinde olanlar daha çok sıcak para getirirler, dolar kuru düşer. İthalat ucuzlar, patlar. Dış ticaret ve cari açık büyür.
Anlayacağınız, kambiyo rejiminin geleceği, sıcak paranın akıllı yönetimi, ekonominin en öncelikli konusudur. İvedilikler çözüm üretilmez, döviz işlemlerine akılcı sınırlamalar getirilmezse, dışarıdan gelecek küçük bir şok dalga, ülke ekonomisinde tusunami etkisi yaracaktır.

Öncelikli yapısal reform bu alanda yapılmalıdır.

3 yorum:

  1. Hakan Bey merhaba, yaziniz icin tesekkurler. Ben nasil bir politika onerdiginizi merak ediyorum. Makro politikalarla mi yoksa makro-ihtiyati politikalarla mi bu sorun asilmali? bu alanda yapilacak reformlar, nasil ve neye gore onceliklendirilmeli?
    Tesekkur ederim,
    Selamlar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ASLINDA HER İKİSİ DE. KESİN KARAR VEREBİLMEK İÇİN BANKALARIN VE ŞİRKETLERİN DIŞ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİNİN DETAYLARINI İYİ BİLMEK LAZIM.

      Sil
  2. Bahar döneminde yeni bir gezi olayları ve pkk ile artan gerilim nedeniyle para çıkmış fakat bu periyot kazasız belasız geçerde paranın geri gelmesi ile ekonomideki canlanma muhteşem olacaktır , kritik bir 6 ay var önümüzde.

    YanıtlayınSil