2009 Küresel Krizinden çıkış
yolu arayan dünyada, çözüme yönelik olarak, kamu borçlanmasının ve varlık
piyasalarında balonların yeniden konu edildiğini görüyoruz. Özellikle reel
faizlerin yerlerde süründüğü, para politikasının etkisini yitirdiği gelişmiş
ekonomilerde taraftar bulan bu görüşe dikkat etmekte büyük yarar var.
Bazı “piyasa yorumcularının” kendi ülkelerinin yaralarına merhem olmayan yöntemleri bizim gibi gelişmekte
olan ekonomilere önermelerinin ardında ne var iyice anlamak lazım. Bugüne kadar
çıkarlarına uymayan hiçbir konuda adım atmayanların, “Daha fazla kamu
borçlanması yapın, ekonominin büyümesini tetikleyin” dediklerinde, borç vermek
için istedikleri faizi dışarıyla karşılaştırın. Eğer ucuz para veriyorlarsa ne
ala. Aksi durum söz konusu ise gereksiz, aşırı borçlanmadan kaçının.
Yazıya
böylesi bir girişi yapmamın nedeni aşağıdaki tablo. Tabloda 2003-2017 arası
dönemde, her yılın Ocak-Nisan aylarındaki Hazine nakit dengesinin, bir önceki
yıla göre değişimi görünüyor.
Bu
yılın ilk dört ayındaki değişim dikkat çekici.
HAKAN ÖZYILDIZ