J. J. Rousseau’nun güzel bir sözü vardır:
“Tarih, okuyana kendi gözünün görme
derecesine göre yol gösterici bir kılavuzdur” der.
Bu deyişten yola
çıkarak, içinde bulunduğumuz dış borç ve hazine garantileri sorununa bakışınızı
biraz daha netleştireceğine inandığım için sizi 1970’lere götüreceğim. Hani
meşhur deyişle “70 cente muhtaç olduğumuz” yıllara.
O dönemde Türkiye katı
bir kambiyo (sermaye hareketleri) kontrol rejimi uygulamaktadır. Ülke ekonomik
sınırları içine dövizle işlem yapmak yasaktır.
Döviz açığı o yılların
da ana sorunudur. Dışarıdan döviz gelmesi amacıyla, Dövize Çevrilebilir Mevduat (DÇM) hesapları, ilk kez 1967 yılında
açılır. Amaç yurt dışında çalışan işçiler, serbest meslek sahipleri, müstakil
iş sahipleri ve dışarda yerleşik gerçek ve tüzel kişilere yurt içindeki yetkili
bankalarda döviz hesabı açma hakkı verilir. Açılan hesaplardan, hesap sahibine
dövizli işlem hakkı tanınır.
HAKAN ÖZYILDIZ