Kurumsallaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurumsallaşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2018

Dışardan memur ithali çözüm mü?

Yeni anayasal düzenle devlette çok hayati değişimler yaşanacak. Kurumlar açılıp, kapanırken memurların durumu milyonlarca çalışanı etkileyecek. 
Eski bir devlet memuru olarak, anlayabildiğim kadarıyla, memurun yeni yapılanma içindeki durumunu ele almaya çalışacağım. 
Konuya devam etmeden önce bir kavramsal açıklık getirmekte yarar var. Memurun İngilizce de karşılığıcivil servant” tır. Yani memur toplumun, halkın hizmetkarıdır. Hiçbir zaman partiye ve/veya başka bir yapıya sorumluluğu yoktur. Partiler, hükümetler değişir ama onun görevi halka hizmete devam etmektir.
Fransızcadaki karşılığı isefonctionnaire [la], serviteur de l'etat”, yani fonksiyonu olan çalışan, devletin hizmetkarıdır. Görüldüğü gibi burada da bir hizmetkarlık var. Ama fonksiyon ifa edebilen bir hizmetkarlık anlayışı. Fransız idari yapısının bir sonucu olarak burada devlet öne çıkmış. Parti veya başka yapılanmalar yine yok.
Gelelim bizdeki kamu çalışanına.“Memur” kelime anlamı olarak: Amire itaat eden demek.

3 Mayıs 2018

Derinleşen ekonomik sorunlara ekonomik mi yoksa siyasi çözüm mü bulunacak?

Olaylar çok hızlı gelişmeye başladı.
Önce IMF IV. Madde Konsültasyon Raporu yayınlandı. IMF heyeti Şubat 2018 tarihinde Türkiye’deydi. Erken seçim gündemde değildi. Raporda geçen yıl yaşanan yüksek büyümeye vurgu yapılırken, başta dış açık, yüksek enflasyon ve kredi genişlemesi olmak üzere birçok konuya dikkat çekiyor. Bunların arasında KÖİ projeleri için verilen garantiler de var.
Ardından Hükümet gündeme vergi aflarını ve emeklilere ikramiye gibi seçim vaatlerini gündeme getirdi. Bütçeye 30 milyar lira civarında bir ek yükün geleceği konuşuluyor. Buna karşılık yetkililer, imar ve vergi aflarından gelecek paranın bu açığı kapatacağını belirtiyorlar.
Sonrasında Standart & Poors, ülke kredi notunu düşürdü. Bakanlar bu kararı eleştirdi ve zamanlamasını manidar buldular. 
Bu bilgileri hatırladıktan sonra konuya gelelim.

29 Ağustos 2016

Ankara’yı sel aldı BM uyardı

Ankaralılar için TBMM önündeki Akay alt geçidi, inşaatının başlangıcından beri sorundur. Uzmanlar bu projenin, hem ulaşım hem de diğer açılardan yanlış olduğunu ısrarla söyleye geldiler. Ama kimse dinlemedi.
Sonrası malum. Her yağmurda orası ve diğer bazı alt geçitler suyla dolar. Otomobillerini kayık gibi kullanılmaya çalışanlar yolda kalırlar. Ardından trafik tıkanır. Ve bu tekrarlanır durur.
Ama eskiden yaşananlardan bir fark var. Önceleri sadece bazı gazete ve televizyonlarda yer bulan batık araba görüntüleri, artık akıllı telefonu olanlar amatör kameraman ve muhabirler ile sosyal medya sayesinde gizlenemiyor.
Bana sorarsanız bu görüntüler bize yakışıyor (!). Sorumluları başkaları seçmedi ki. Seçerken, uzmanlık yerine belediyecilikle ile alakası olmayan özelliklere önem verirsek olacağı budur.
Tek avunduğumuz şey sorun sadece başkentte yaşanmıyor. Diğer kentlerde de benzeri olaylar var. Daha bu sabah haberlerde, K. Maraş - Elbistan’da 10 bin kişinin şehir suyundan zehirlendiğinden söz ediliyordu.
Basın bu haberleri gündeme getirdikçe yetkililer hemen dünyayı örnek göstermek için, daha önceden hazırlattıkları haber ve görüntüleri servis etmeyi alışkanlık edindiler.
Ben de bu bağlamda dünyadaki duruma bir bakayım dedim.

26 Ocak 2014

Bu gidişi teknisyenler değil siyasetçiler durdurabilir

Ekonomi çok zor günlerden geçiyor. Yaşananlara türbülans diyen de var kriz diyende. Tanımı ne olursa olsun acilen bir dizi çözüm üretmek gerekiyor.

Çözüm deyince aklınıza hemen para ve maliye politikası gelmesin. O alanlarda yapılacaklar zaten uzun bir liste oluşturmuştu. Artık onlara bir de hukuk, yargı, emniyet, ordu, istihbarat, eğitim, sağlık alanlarında yapılacaklar eklendi. Kısacası devlettin yeniden yapılandırılması gerekiyor. Devleti çetelerden temizlenmek, rüşvet ve yolsuzluk yapanları hemen cezalandırılmak lazım.