22 Aralık 2014

2015’te Türkiye’de olası riskler

Dünyada yaşanabilecek riskleri önceki yazımda ele almıştım. Sıra memlekettekilerde.

Önceden belirtmemde yarar var. Para ve sermaye piyasalarında işlem yapanlar hesaplanabilen risklerden korkmaz. Onlar için kriz bile, eğer öngörülebilirse, alınır/satılır bir şeydir. Ne yazık ki, ben bazıları gibi, yüzdeler verip olasılıkların hesaplanmasına yardımcı olamayacağım.

Önce ekonomik riskler:


·      Büyüme yavaşlayacak. Geçmişte gördüğümüz yüzde 5-6’lı büyüme oranları geride kaldı. Yeni bir model uygulanamazsa, sıcak paraya dayalı büyüme modeli artık bitti. Yenisi için hazırlık yapan var mı bilmiyorum.

·      Yeteri kadar büyüyemeyen ekonomide işsizlik, özelikle kadınlarda ve üniversite mezunlarının işsizliği sıkıntı olacak. Seçim sonrasında umutlar tazeleyemezse ekonomik sorun sosyal sıkıntılara kaynak olabilir.

·      Cari açık azalma sürecine girecektir. Ancak dış borç geri ödemeleriyle beraber ele alındığında en az 200-210 milyar dolarlık döviz girişine ihtiyaç olacak. Bu miktarın yaklaşık yarısı bankalara ait yükümlülük.

·      Enflasyon diğer ekonomilerle karşılaştırıldığında, göreli olarak yüksek, para politikası kur değişimlerinin esiri olmuş durumda. Bir ekonomide sıcak paranın toplamı milli gelirin yüzde 25’ini geçince bu sonuç normal.

·      Bütçe resmi verilere göre büyük açık vermeyecek. Olaya bu dar pencereden bakınca sorun yok. Ancak bilinmesinde büyük fayda var; bütçe dışı işlemlerde hızlı bir büyüme var. Örnek kamu özel işbirliği uygulamasıyla büyük kamu yatırımlarının bütçe dışına çıkarılması.

Siyasi risk olasılıklarına gelince. Aslında önümüzdeki dönemi siyasetteki hareketlilik belirleyecek.

·      Genel seçimler yılın ilk yarısının en önemli başlığı. Alında her seçim dönemi ekonomik ve siyasi hayatın hareketli olduğu dönemlerdir. Ancak 1991, 2002 yıllarındaki gibi seçimler iç ve dış dengelerin beraber değiştiği siyasi gelişmelerdir. 2015 seçimleri de benzer etkiler yaratabilir. İktidar seçim sonuçlarını garantiye alabilmek içim kamu harcamalarına hız verebilir. Aşırı popülizm, sıcak paranın çekilme dönemine rastlarsa, seçim sonrası ekonomini toparlanmasını zorlaştırabilir.

·      Ancak siyasetin geleceği “Çözüm sürecinde” yaşanacak gelişmelere bağlı. Görüşmeler tamamen perde gerisine taşındı. Bu bağlamda olasılıkları kısmen de olsa hesaplayabilmek çok zorlaştı. Bununla beraber eğer, özerklik gibi başlıklar “egemenlik paylaşımını” içerecek şekilde ele alınıyorsa ortada büyük bir anayasa ihlali var demektir. Buna bir de anadilde eğitim ve genel af vb. başlıklar eklenirse seçmenlerin büyük çoğunluğunun tepkisi çok sert olabilir. Ancak, Kandil’den yapılan açıklamalara göre, verilen sözlerden dönmek te terörü tekrar gündeme getirecek gibi görünüyor. Böylesi bir gelişme hukuk ve özgürlükler açısından sıkıntılara yol açabilir.

·      Nisan 2015 Ermeni Tehcirinin 100. yılı. Başta ABD olmak üzere birçok ülkede hoşumuza gitmeyen siyasi kararlar alınabilir. Yanı sıra Suriye, İran, Irak ve Ukrayna – Rusya ekseninde yaşanacak olayların da ekonomik sonuçları olacaktır.

·      Seçim sonrasında, sonuçlara göre iktidardaki ve/veya muhalefetteki siyasi partilerde yeni denge arayışları başlar. Bir de ekonomi de sıkışıklar artarsa siyasi istikrar olumsuz etkilenebilir.


Yazması benden değerlendirmesi sizden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme