5 Aralık 2014

Sayıştay Genel Sağlık Sigortası raporu ve 52 bin keriz!

Son yılların en kapsamlı reformlarından birisi de Genel Sağlık Sigortasıdır (GSS). Bilindiği gibi Hükümet seçimlerde bunun çok ekmeğini yedi.

GSS ile ülkede sağlık hizmeti almayan kimse kalmadı. Devlet 18 yaşından küçüklere bedava sağlık hizmeti veriyor. Büyüklerden parası olan prim yatırıyor, olmadığını gelir testiyle ispat edenler hizmetlerden bedava yararlanıyorlar. Bu açıdan bakınca klasik bir sosyal devlet uygulaması. Ne kadar destek verilse o kadar doğru.

Ama bu dünyada değişmeyen bir kural var: “Almadan veren bir Allah.” O zaman devlet, hizmet verirken yaptığı harcamaları bir yerden bulmak zorunda. İster vergi toplayarak, özelleştirme yaparak, 2B arazilerini satarak, sık sık bedelli askerlik kararları alarak ister parası olandan prim toplayarak.

Vergi ve diğer gelirleri bir kenara bırakalım. Biz parası olandan sağlık harcamalarına katkı sağlamak için alınan prim konusuna yakından bakalım. Çünkü sistemin sağlığı ve geleceği buraya bağlı.

Ürkütücü Sayıştay raporu


Kaynağım, Sayıştay’ın hazırladığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2013 yılı faaliyetlerini denetleme raporu. Bir bölümünde bize ışık tutacak saptamalar var. Başlığı şöyle; “Zorunlu Genel Sağlık Sigortası Uygulamasının İşlevselliği ve Sürdürülebilirliğine İlişkin Riskler”. (www.sayistay.gov.tr sitesinden rapora ulaşabilir).

5510 sayılı Kanuna atıfla başlayan bölümde bazı rakamlar veriliyor. 01.01.2012 tarihinden sonra herhangi bir sosyal güvencesi olmayan ve primleri devletçe karşılananların dışında kalan 5.489.730 kişi GSS kaydı yaptırmış. Diğer bir deyimle bu kadar insan; 18 yaşından küçük değil, devlette veya özel sektörde bir iş yerinde çalışmıyor yani primini işveren yatırmıyor veya yoksul olmadığı için gelir testinden geçememiş. Dolayısıyla sağlık primini kendisi ödemek zorunda.

GSS malı deniz prim ödeyen 52 bin keriz!

Ancak işin özü burada ortaya çıkıyor. Sayıştay SGK kayıtlarını incelemiş ve bu insanlardan 4.681.090 kişinin tescil kaydının yapıldığını saptamış. Daha önemlisi “bunlardan 4.629.141’inin diğer bir deyişle tescili yapılan kişilerden % 98,8’inin Kuruma borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu süreçte tescil edilenlerden sadece 51.949 kişinin Kuruma borcu bulunmamaktadır.” Sayıştay Raporuna göre, tescili yapılan kişilerin yüzde 85,6’sının SGK’na hiç ödeme yapmamış. Veriler çok vahim, 5,5 milyon nere 52 bin nere?

Doğal olarak bunun sonucunda, GSS prim borç tahakkuku, gecikme faizi hariç 8,5 milyar liraya ulaşmış. İki yıl önce başlayan sistem şimdiden açık verir duruma gelmiş. Bu rakam devletin yoksul ve ödeme güçlüğü içine olanlar ve yeşil kartlılar için yaptığı milyarlarca liralık transferden sonra oluşan açık.

Peki, GSS primi ödemeyenler sağlık hizmeti almıyor mu? Olur mu? SGK borç yazıyor ama hizmet vermeye devam ediyor. Erteleyemiyor. Bir ertelese, siyasetçi hemen kafa koparır. Dolayısıyla vatandaş borcunu ödemeyi öteliyor “Nasıl olsa seçim öncesinde bir af kanunu çıkar, ödemler ötelenir veya takside bağlanır.” diyerek geçiştiriyor.

Vatandaş ödemeyi geciktirince SGK hastanelere borç takıyor, hastane çalışanına ve tedarikçisine onlarda kredi kartına, toptancıya, ithalatçıya vs. borçlanıyorlar.

Kayıt dışılığı azaltıp her ailenin tüm gelir ve giderlerini kayıt altına almadan bu işin kesin çözümü yok. Dünya tüm sosyal harcamaları bu sisteme bağlayarak disipline edebilmiş. Bizde ise birkaç hırsızın, rüşvetçinin yaygarası gelirlerin, varlıkların kayıt altına alınmasını engelliyor. Dahası devlete vergi vermeyen, prim ödemeyenler tasarruflarını Hazineye borç olarak vererek ve/veya borsaya yatırarak yüksek gelir elde ediyorlar.


Sorunu çözmek için, bir sosyal güvenlik veri tabanı oluşturmaktan başlamanın büyük yararı var. Unutmayın geç kalırsak, ilk krizde yapılacaklar listesinin başında sosyal güvenlik harcamaları olacak.

13 yorum:

  1. Hakan bey yorumlarınız ve bilgilendirmeleriniz. Icin Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Eski bir ogrencinizim hocam ... adaletli bir prim olduğunu düşünmedigim için asla ödemeyeceğim .. hatta bu konuda durumu adlı mercilere aktarıp hakkımı kanunen arayacağım. Ayda 891 liraya çalışmak istemediğim için devlete vermiş olduğum 100 kusur liralik bu haraç kesinlikle anayasa ve bilimum kanunlara aykırıdır. Ahlaki olarak çökmüş bir toplum olduğumuz için kaymakamlıklarda bir şekilde oyunlarla o kadar çok yeşil kart çıkartıp prim ödemeyen 4 evi ve arabasi olan insan tanıyorum ki size anlatamam ... üniversite açmak, deliler gibi niceliği artırıp niteliği bir kenara bırakarak okuldan mezun etmek ve 891 liraya mahkum edilmek bir yana bir de çalışmadığım için alınan bu haraç tek kelimesi ile kanunsuzdur. Zira yazıda da belirtildiği gibi sadece 52 bin kişi bu konuda adil bir durumun olduğunu düşünmüş ki primlerini yatırmış ... bu rezil durumun asla bir parçası olmayacağım ... saygılarımi sunar iyi geceler dilerim hocam

    YanıtlaSil
  3. Peki, GSS primi ödemeyenler sağlık hizmeti almıyor mu? Demişsiniz onu da cevaplamak isterim GSS yaptıralı yaklaşık 2 yıl oldu ve bir kere bile sağlık hizmetlerinden yararlamadim ... 23 yaşındayım ve sağlık durumum da gayet iyi durumda şükür lakin olmasa da yine de bu prim neresinden tutarsaniz tutun hukuksuzdur ve benim için hükümsüzdür ... SGK ile mahkemede gorusecegim .. gerekirse anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunacağım ama bu primi ödemeyeceğim ... almadan vermek allaha mahsus bende bir kul olarak almadığım sağlık hizmetinin bedelini ödemeyeceğim ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evi ve Arabası olanın yeşil kart alabilmesi bizdeki sosyal yardımların hak edene değil yandaşlık edene verildiğinin göstergesidir. Yanlıştır,haksızlıktır. Bu nedenle yazının başlığını 52 bin keriz olarak belirledim.

      Sil
    2. Devletin, evi ve arabası olana zorla sigorta satmaya da hakkı yoktur. Benim işim yok. Ailemle yaşıyorum. (Diğer alternatif sokakta yatmak). Annemle babamın evi de, arabası da, arsası da var. Devlet bana diyor ki "Madem anan babanla aynı hanede yaşıyorsun, onların geliri ve mal varlığından sana pay çıkarır, bu payı senin gelirin sayar, seni bunun üzerinden borçlandırırım". Şimdi bir hukuk devletinde böyle saçma şey olur mu allah aşkına? Ben diyorum ki "İşsizim, gelirim yok"; devlet diyor ki "Hayır, efendim; senin asgari ücretin 2 katından fazla (2400 lira üzeri) gelirin var. Ayda 288 liranı alırım". Bu yapılan yasal düzenbazlık değilse nedir? 288 lirayı geçtim ailemden 28 lira isterken bile yüzüm kızarıyor benim. Ayrıca ne annemin ne babamın ne de bir başka 3. kişinin benim sigorta primlerimi ödemek gibi bir zorunlulukları yok.

      Ha ailemin durumu olmasına rağmen devlete "nolur bana yardım et" falan da demiyorum ben. Sigortasını da alsın gitsin. Tek istediğimiz yakamızdan düşsün. Kendi ağzıyla maddi durmumun iyi olduğunu söyleyen devlet (Aslında maddi durumu iyi olan ailem, ben değilim) ısrarla beni sigortalamaya kalkıyor. Beni niye sigortalıyorsun ki? Madem aylık 2400 lira üzerinde gelirim varmış, ben başımın çaresine bakarım. Gidip ihtiyacı olanı sigortalasana...

      Yani, bunun zorunlu tutulması, insanların aylık 48/ 144/ 288 lira gibi absürd paralar ödemeye mecbur bırakılması adil değil. Ayrıca, sigortalayacağı adamların hepsi işsiz, geliri olmayan insanlarsa devlet ne hakla farklı farklı prim belirliyor? Kapsamı aynı olan sigorta için birine 1 lira ödetirken, onunla aynı statüdeki (işsiz) adama şu veya bu veriye göre 5 lira ödetmek üçkağıtçılık değilse ne? Kısacası, GSS her bakımdan gasptır. Vatandaşın sağlıyıla falan da yakından uzaktan alakası yoktur. Gaspçılara verecek param yok. Ödemeyeceğim. Zaten istesem de ödeyemem. Ne olacaksa olsun.

      Sil
  4. Gss kul hakkı yemektir.. dini söylemlerle bugünlere gelen mevcut hükümet kul hakkı yemenin günahların en büyüğü olduğunu bilmiyormu..

    Allahü teâlâ ne diyor "Bana Neyle Gelirsen Gel Ama Kul Hakkıyla Gelme"

    Fakirin işsizin öğrencinin emeklinin köylünün rızkından olmayan cebindeki paradan hayali borç yazmak zalimliktir başka bir şey değil..

    Heleki Türkiyede yaşayan kendi öz insanına para kesicen gidip suriyeliye bedava sağlık hizmeti vericen.. senin vatandaşın sağlık borcu var diye muayene tedavi olamıycak hastalığı ilerliycek hatta ölücek ama elin suriyelisi hastanede hem tedavi olucak hemde çıngar çıkartıcak hastanede bağırıcak çağırıcak..

    Adalet bunun neresinde..

    Ben bana ait olmayan bir borcu niye ödiyim kafalarına göre borç yazmışlar her ayda yazıyorlar banamı sordular danışdılarmı istiyormusun dedilermi ben herhangi bir kağıda bir yere imzamı atmadım.. peki bu havadan bir sabah uyandığımızda bize yazılan binlerce tl lik borç neyin nesi..

    2000 yılından beri yerel ve genel bütün seçimlerde mevcut hükümete oy verdim ama bu gss de yaptıklarını gördükden ve gss mağduru oldukdan sonra ben bir daha oy falan vermem..

    Yaklaşık Beş bin tl borcum var ödemiycem.. işsizim malım mülküm yok param yok istesemde ödiyebilicek bir imkanım yok.. Yeşil kartlı insanlar var duyuyoruz adamın arabası malı mülkü var yeşil kartlı.. yeşil kartlarıların gerçekten kaç tanesi yeşil kartı hak ediyor..

    YanıtlaSil
  5. aynen katılıyorum .%70 kesim bu haraçtan haberi var .benim gibi ben adil bir uygulama olmadığı için bunu ödemiyorum.. defalarca tebligat geldi yırtıp attım

    YanıtlaSil
  6. 62yasinda babam is bulursa çalışıyor inşaatlarda sigortası da çalışırsa oluyor ama devlet diyorki bana para ver ayrıca sağlık hizmetide vermiyor sözde prim borcunu yatirmadigi için isteyen yatırsın yararlansin biz sağlık hizmetide istemiyoruz durdum yere borçlanmak da istemiyoruz

    YanıtlaSil
  7. Ayrıca belirtmek isterim ki 3 ay GSS prim borcu yatırmayan sağlık hizmetinden yararlanamıyor.

    YanıtlaSil
  8. GSS HAKSIZ BİR HARAÇTIR ÖDEMEYECEĞİZ

    YanıtlaSil
  9. Evet bu konuyu da ilkokul mezunu olarak ben çözeyim madem böyle bir ihtiyaç var öncelikle şunu belirtelim işten herhangi bir sebeple ayrılmış vatandaşını önce ara nasılsın psikolojin nasıl tedavi
    İstermisin gel beraber bir yol bulalım derken adamın işe girmesi beklenir çalışılır ve yıllar içerisinde biriken Tazminatından işten ayrılırken tahsil edilir ama çalışmayan adama üst gelir seviyesindesin diye asla söylenmez.

    YanıtlaSil
  10. herkese merhaba ben 2012 yılından itibaren böbrek yetmezliğine yakalandım.
    23 yaşındayım.ayrıca bolu izzet baysalda, ankara numune hastanesinde, ankara atatürk hastanesinde yatış yaptım bir AMATEM hastasıyım.
    bu sabah hastaneye gittiğimde beni geri çevirdiler ve gss borcum olduğu için muayene etmediler. şu anda ilaçlarımı alamıyorum.
    bunun üzerine sgk ya giderek,durumu anlattım.aciliyeti olan bir hasta olduğumu sırf param olmadığı için muayene olamadığımı anlattım.
    biraz kem küm edip, beni kaymakamlığa yönlendirdiler.kaymakamlıkta saatlerce uğraştım ama sonuç şöyleki,oradaki abiler ve ablalar,
    bana şunu ima ettiler paran yoksa gebersen bile muayene olamazsın ilaçlarını alamazsın.bu olay birkaç saat önce ankara-etimesgutta yaşanmıştır.
    şimdi soruyorum benim durumumdaki bir hasta nasıl olurda muayene bekliye bilir ve hangi devletde parası olmadığı için hastalar,muayene olamazlar.
    sosyal devlet anlayışı bumudur yani?bu olay bir bakanın millet vekilinin yada bir para babasının başına gelseydi ortalık çarşamba pazarına dönerdi.
    ben sabah yediden itibaren her yerde hakkımı aramaya çalışıyorum bırakın hakkı kimse derdimi dinlemiyor.her açılan ağızdan para kelimesi çıkıyor.
    öyle ya sanki ben bu ülkeye vergi vermiyorum.öyle ki sağlık ve eğitim hakkı devletin vatandaşlara ücretsiz olarak vermek zorunda olduğu hizmet değil!

    YanıtlaSil
  11. GSS, iyi kötü babası emekli olan bir adam için erkek evlat vergisinden başka bir şey değildir. Babası emekli maaşı aldığı için geliri ortadadır. Üçe bölünürse askeri ücretten yüksek çıkar ve prime mahkum olursunuz. SGK ilk iki aylık ödenmeyen borçtan sonra hizmet vermeyi durduruyor fakat 3. ayın ve ilerleyen ayların primini borç hanenize eklemeye devam ediyor. Ben bakkaldan her ay 1 kutu pişmaniye alıyorum. O da veresiye defterine yazıyor. 2 ay sonra pişmaniyelerin parasını ödemediğim için 3. ay bana pişmaniye vermiyor ama veresiye defterine 3. ayda pişmaniye aldı bu diye yazıyor. Devletin çıkardığı kanun böyle. Yahu bunlar kanun çıkarmayı da bilmiyorlar. Ömrüm boyunca ödemeyeceğim. Hapisse hapis. Aynısını bakkal yapsa dükkanının camını kırarsınız. Devlet yapınca susuyor millet.

    YanıtlaSil