26 Temmuz 2014

Katılımcı demokrasi popülizme çözüm olabilir mi?

Bir önceki yazımda YENDER’deki küçük gıda yardımı deneyimimi, 1980 öncesi ve bugünkü farklı gözlemlerimi sizlerle paylaşmıştım. İnsanların kamudan olsun olmasın, bedava olan her şeyi hak olarak görmeye başladıklarını söylemiştim Bunun sosyolojik olarak dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu vurgulamıştım.

Ama daha önemlisi olayın siyasi ve iktisadi sonuçları var. İktisadi yanı bütçe harcamalarının ve açıklarının artması. Olayın bu tarafına önceki yazımda özetle değinmiştim.

Popülizm gittikçe yaygınlaşıyor


Siyasi yanı ise çağımızın hastalığı popülizm. Krizler nedeniyle daha da bozulan gelir dağılımı, ülkelerde fakirliğin, yardıma muhtaç insan sayısının çoğalmasına neden oluyor. Demokrasi oy demek olduğuna göre, geniş seçmen kitlelerinin beklentilerine en doğru cevabı kim verirse iktidara o geliyor.

İşin daha kötüsü, bu yolla koltuğa bir kere oturanlar, gücü kaybetmemek için daha fazla popülizm yapmaya başlıyorlar. Hem yürütmeyi hem de yasamayı kontrol edebildikleri sürece tek işleri, fakirleri istismar edip sandıkta çoğunluğu garanti etmek oluyor. Yoksullukla mücadeleyi kaderci bir anlayışa terk ediyorlar. İnsanların temiz duygularını ustaca istismar ediyorlar. Onlara; “Maddi yoksulluk bu dünyaya ait. Zaten bu dünya bir sınav yeri. Fani dünyanın zevkleri önemli değil. Asıl olan öteki dünya. Oradaki sonsuz yaşam. Günaha girmemek lazım. İbadet edip, tanrı için çalışmak gerek” şeklinde propaganda yapıyorlar.

Katılımcılık çözüm mü?

Dünya siyasetçilerin yaygınlaşan bu popülizm hastalığına çare arıyor. Kimi bütçe kısıtlarını, harcamaların katı kurallara bağlanmasını öneriyor.

Bazı siyaset bilimciler ise katılımcı demokrasinin çözüm olabileceği fikrini destekliyorlar. Basitleştirirsek, emeklilik ve sağlık gibi önemli sosyal yardımların dışında kalan yoksulluğu azaltmaya yönelik yardımların yerel birimlerce belirlenmesi tartışılıyor.

Modelde yerel birimlerden kastedilen belediyeler. Kime ne kadar yardım edileceği, kaç kişiye iftar yemeği verileceğinin kararını en geniş katılımla alacakları kararlarla vermeleri bekleniyor. Belediye meclisleri gibi kurumlardan çok, mahalle bazında alınan kararlar önemseniyor.

Modelin en can alıcı yanı, harcamaya karar verenlerin gelirlere de karar vermeleri. Yani yerel yönetimler, nasıl ve ne kadar yardım yapacaklarını, gider toplamını kendileri belirleyecekler. Belirlenen miktarı nasıl finanse edeceklerini kararlaştıracaklar. Ama bir temel kural var. Hiç bir şekilde belediyenin diğer harcamalarından kaynak kesilmeyecek, merkezi hükümet bütçesine yük olunmayacak. Yardım seven yerel birimler kendi yağlarıyla kavrulmayı öğrenecekler.

Burada üzerinde çok tartışılan konulardan birisi yoksula yardımın bir yerde zenginden alıp yoksula verme işi olması. Merkezi hükümet yardım etmezse, zaten fakir olan belediyeler az yardım yapabilecekler. O zaman yoksullukla mücadele sekteye uğrayacak.

İkinci sorunlu alan; mahallelere kadar yaygınlaşması önerilen geniş katılımcılarla karar almak çok kolay değil. Katılımcılar nasıl belirlenecek? Vergisini ödeyenler çoğunlukta olursa kısıtlayıcı, yardım alanlar çoğunlukta olursa genişleyici yönde kararlar alabilirler. Bunun orta yolu nasıl bulunacak?

Yoksulluk haritası çıkarılmalı

Benim aklıma gelen en sağlıklı öneri, ülkenin yoksulluk haritasının çıkarılması. Muhtarlık bazında kim ne kadar yardıma muhtaç belirlenmeli. Ama belirleme işi oy isteyecekler tarafından değil, bağımsız sosyal hizmet uzmanları yardımıyla yapılmalı.

Böylesi bir yöntemden amaç, oy toplamaya yönelik, keyfilik içeren harcamaları olabildiğince kesmek. Bir mahallede 200 kişi yardım hak ederken, 2.000 kişiye para ve/veya gıda yardımı yapılıyorsa bunu şeffaf bir şekilde yapmak ve halka hesap verilmesini sağlamak.


“Burası Türkiye, bize uymaz” deyip geçmeyin. Daha doğru öneriyi siz getirin.

1 yorum:

  1. Onceligimiz; nitelikli ve sonuç odaklı çözümleri değil niceliği one çıkaran katılımcı süreçlere dair sistemler olmalı diye düşünüyorum

    Cayyolu Semt Meclisinde de bir deneme başladı. Herkesi izlemeye katkı koymaya davet ediyoruz

    YanıtlayınSil