9 Şubat 2016

Yıllardır boşuna bu kadar bütçe açığı verilmiş

Hiç vergi harcaması diye bir şey duydunuz mu?

Duymadıysanız sorun değil. Bütçeyle yakından ilgilenenler dışında pek bilinen bir tanım değil. Belki “vergi muafiyeti ve istisnası” olarak duymuş olabilirsiniz.
Tanımı, Bütçe Kanunun ekinde bir listeyle beraber şöyle yer alıyor: Vergi harcaması kavramı; en genel anlamda "devletlerin gelir toplamını azaltan, standart vergi sisteminden ayrılan ayrıcalıklar veya istisna ve muafiyetler" olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda; bazı indirim, istisna ve muafiyetler, standart vergi sisteminin unsurları olmaları nedeniyle vergi harcaması kapsamı dışında tutulabilmektedir.”

Kısacası, birçok ülkede olduğu gibi, bizim vergi sistemimizde de bazı gelirler ve harcamalardan alınması gereken vergiler alınmıyor.


Yalnız dikkat buyurun. Alınmayan vergi, yasalarla belirlenen bir işlem. Kanun koyucu, vergi idaresine emir veriyor. Belirlediği işlemlerde verginin bir bölümü alma, istisna uygula veya işlemi vergiden muaf tut diyor.

Bir örnek vereyim. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelleri vergi gelirleri hesaplanırken gider olarak gösterilebiliyor. Verginin esas alınacağı miktar (matrah) bu kadar düşürülüp ona göre gelir vergisi ödeniyor.
Yani devlet alabileceği vergiden bilerek ve isteyerek vaz geçiyor.

Dolayısıyla vergi harcamasını, kayıtdışılıkla veya vergiden kaçınma, vergi kaçırma gibi şeylerle karıştırmamak lazım.

Ayrıca, tekrarında yarar var, bu her ülkede yaygın olarak uygulanan bir sistem. Ama gelişmiş ekonomilerde muafiyet ve istisnalar, zamana ve ekonominin durumuna göre değişken olabiliyor. Bütçe açığı büyüdüğü zaman, şartlar elverdiği ölçüde böylesi harcamalardan vazgeçerek, bütçe açığını ve dolayısıyla borçlanma azaltılıyor. Çünkü açık borçlanma demek. Borçlanmak için gereksiz yere ödenen her kuruş faiz giderinin hesabını vermek çok zor.

Aşağıdaki tablo bu bakış açısıyla hazırlandı. (Veriler yıllık bütçe kanunlarından ve Maliye Bakanlığı sitesinden alınmıştır.)

Şimdi tabloya dikkatle bakalım. İlk bölümde hangi vergi türünde ne kadar muafiyet ve istisna uygulaması sonucunda toplanmayan vergi miktarını gösteriyor. Örneğin, 2015 yılında 18,1 milyar liralık kurumlar vergisinden vazgeçilmiş. Bu rakama gelir, KDV, ÖTV ve diğer kanunlardaki istisnaları da ekleyince 26,1 milyar liralık muafiyet ve istisna toplamına ulaşıyorsunuz.
Peki, aynı yıl bütçe açığı ne kadar? Sadece 22,6 milyar lira.

Şimdi bir soru soralım. Daha önce yazdığım gibi, (http://www.hakanozyildiz.com/2016/01/tahakkuk-eden-kdv-toplansa-butce-ack.html) tahakkuk eden ama toplanamayan 32,3 milyar liralık KDV’yi de bu rakama ekleyin. Bırakın diğerlerini, alın size 58,4 milyar liralık kaynak. Açığın neredeyse 2,5 katı kadar bir tutar. O zaman bütçe neden bu kadar açık veriyor?
Bütçe TBMM’de görüşülürken, bu kadar uzman, bunca vergi konusunu benden iyi bilen siyasetçi varken neden bir araya gelip bu konuya çözüm bulunmaz acaba? Bu yazıyı okuyan bazılarının “Sen vergi işini bilmiyorsun. Bu uygulama yeni bir şey değil ki” dediklerini duyar gibiyim.

Haklı olabilirler.

Ancak açık veren bütçenin nasıl finanse edildiğini, çoğundan iyi bildiğimi belirteyim. Bütün muafiyet ve istisnaları kaldırın demiyorum. Her yıl gözden geçirilmesini, şartlara göre listenin yenilenmesini öneriyorum.


Onlara hatırlatmak istediğim başka bir genel doğru daha var. Kamunun ödediği faiz, her zaman ve her yerde, dar ve sabit gelirlilerin cebinden çıkar. Diğer bir deyimle, bir kaynak transferidir. Dar ve sabit gelirlilerden, çoğunlukla dolaylı vergilerle kesilen para, faiz olarak, kamu kağıdı alabilecek kadar parası olanlara ödenir. Böylelikle birileri biraz daha fakirleşirken, diğerleri daha çok zenginleşir.


5 yorum:

  1. İktidardaki yönetimin bir görevide servet dağılımını yönetmektir diye sanki bir yerlerde okumuştum...:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Vergi ve transfer politikalarının özü budur. Birilerinden alınır ötekilere dağıtılır. Asıl olan bunu şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde yapıp, siyasetçilerle bürokratların bu arada kendi ceplerini doldurmamalarıdır.

      Sil
  2. Hakan Bey; vergi harcaması kaleminde GYO (gayrimenkul yatırım ortaklık) ları da dahil edilmemeli mi? Bunların belli oranda halka açılma vaadiyle elde ettikleri vergi imtiyazı sizce ne kadar ve sürededir? Kimler yararlanmaktadır? Sorgulamalı bize göre... Saygılar..

    YanıtlayınSil
  3. Hakan Bey; vergi harcaması kaleminde GYO (gayrimenkul yatırım ortaklık) ları da dahil edilmemeli mi? Bunların belli oranda halka açılma vaadiyle elde ettikleri vergi imtiyazı sizce ne kadar ve sürededir? Kimler yararlanmaktadır? Sorgulamalı bize göre... Saygılar..

    YanıtlayınSil
  4. Hülya Hanım, Bütçe Kanunun ekinde istisna ve muafiyetleri içeren uzun bir liste var.
    Bilginize.

    YanıtlayınSil