5 Mart 2015

Kapitülasyonlar ve sıcak para

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü çeşitli nedenlere bağlayarak açıklayabiliriz. Sanayileşmenin yakalanamaması, kalkınmada çok gerilerde kalınması, aşırı dış borçlanma, Duyun-u Umumiye vb. Bunların arkasındaki temel nedenin kapitülasyonlar olduğu konusunda tüm tarihçiler ve iktisatçılar anlaşıyorlar.
Avrupalılara bol keseden verilen bu ticari imtiyazlar ekonomik çöküşü hızlandırdığı gibi, siyasi bitişin de ana nedeni olmuştur.

20. YY da emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı veren ilk ülke olan Türkiye, kuruluşunu tamamlarken en şiddetli ve önemli mücadeleyi Lozan’da vermiştir. Lozan’da diplomatik kavganın ana nedeni sınır çizmekten çok kapitülasyonlardan gelen ayrıcalıkların devamı olmuştur. İngilizlerin başını çektiği grup, en fazla bu konuda direnç göstermiştir. Bilindiği gibi müzakerelerin kesilmesinin nedeni de budur.

İnönü ve arkadaşlarının Lozan’da kazandıkları en önemli başarı kapitülasyonların kaldırılmasıdır. Türkiye bu sayede bağımsızlığını perçinlemiştir.


Ancak geldiğimiz aşamada yeni bir kapitülasyon modeliyle karşı karşıyayız. Sadece biz değil tüm dünyada aynı sorun yaşanıyor. Sıcak parayla, dövizli işlemlerle dünyanın dış kaynağa ihtiyacı olan az gelişmiş ekonomiler büyük miktarda kaynakları zenginlere, döviz biriktirebilenlere aktarıyorlar.

Ne demek istediğimi bir rakam vererek açayım. The Economist dergisine göre, 2013 yılında dünyadaki günlük mal ticareti miktarı 52 milyar dolar. Buna karşılık aynı yıl yapılan dövizli işlemlerin günlük ortalama miktarı 5,3 trilyon dolar. Dikkat edin, birisi milyar ötekisi trilyon dolar. Bu rakamları 365 gün ile çarpınca aradaki devasa farkı daha iyi görebilirsiniz.

Dolar ne olur?

Son günlerde dolar aldı başını gidiyor. Herkes nerede duracağını merak ediyor? Ben de... Ama bizim gibi yıllık milli geliri 810 milyar dolar olan bir ekonominin günlük işlem hacmi 5,3 trilyon dolar olan piyasalarda etkin olabilmesi mümkün değil.
Böylesi devasa bir piyasada yok olmamak için ya ona ihtiyacınız olmayacak ya da oyunu kurallarına göre oynayacaksınız. Yabancı kaynağa olan ihtiyacımızı bir anda sıfırlayamayacağımıza göre yapılabilecek en akıllı şey sıcak parayı yönetmektir.

Yönetebilmek için ilk yapılması gereken ise sermaye hareketleri ile makro ihtiyati tedbirlerde, ekonominin ihtiyaçlarına göre, çok ince titizlikle dizayn edilmiş önlemler almak gerekiyor.

Bilinmesinde yarar var. Bu işler öyle yazıldığı kadar kolay şeyler değildir. Önce ciddi ve sürekli bir siyasi destek ister. Sonra bunu hazırlayabilecek teknik bilgi ve tecrübeye sahip uzmanların varlığı gerekir. Dahası, mali disiplin ve sağlam bir finansal sistem olmazsa olmazlardandır.

Konuyu bir kez daha ele almamın nedeni önümüzde seçim olması. Siyasetçiler bize çeşitli seçim vaatlerinde bulunacaklar.


Ben önce sıcak para konusunda ne söylediklerine bakacağım. Yılda yabancılara 15 milyar dolar kaynak aktarmayı sıfırlayamasa bile en azından azaltacak politika seçeneklerinin varlığını sorgulayacağım. Bu konuyu içermeyen seçim stratejilerinin halkı aldatmaktan başka bir şeye yaramayacağını şimdiden söyleyeyim. 

Çünkü bana göre, Osmanlıyı kapitülasyonlar bitirdi, eğer iyi yönetemezsek, bizi de sıcak para mahvedecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme