6 Mart 2014

FED kararından sonra Hazine kamudan borçlanmayı arttırmış

Mayıs 2013 dünyada döviz akımlarında önemli değişiklik yaşanmaya başladığını hepimiz biliyoruz.
Ardından içeride Gezi Olayları yaşandı. Yabancıların risk algısı değişmeye başladı. En son 17 Aralık’ta gündeme gelen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ve yerli diziye dönüşen ses kasetleri yatırımcıları ister istemez rahatsız ediyor.

Böylesi bir ortamdan ilk etkileneceklerin başında Hazine gelir. Ben de özellikle iç borçlanmadaki gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için ihale bilgilerine ve BDDK’nın yayımladığı bankacılık verilerine baktım. Sektördeki risk algılamasının değişip değişmediğini yorumlamaya çalıştım.


Baştan belirtmemde yarar var: Borçlanma programını her zamanki gibi sorunsuz devam ediyor.

Kamu bankalarının Hazine’ye desteği artmış

Bununla beraber, geçen yılın Nisan ayından Ocak 2014 sonuna kadar geçen sürede bankaların aktiflerinde taşıdıkları menkul kıymetler (MK) yaklaşık yüzde 11 artmış. Burada dikkat çeken gelişme özel bankaların MK’lerindeki değişim yüzde 6,7 olması. Yabancı bankalardaki büyüme ise yüzde 9 civarında.

Böylelikle, bankacılık sektörünün toplam menkul kıymetlerinin dağılımında da değişim olmuş. Nisan sonunda toplam MK’in yüzde 38’ini taşıyan kamu bankaları şimdi yüzde 40’ını bilançolarında bulunduruyorlar. Yabancı bankaların payında değişim olmazken, özel bankaların yüzde 53 olan payının yüzde 51’e düştüğü, azalmanın kamu bankaları tarafından telafi edilmiş görünüyor.

Yanı sıra bankalar ellerindeki kamu kâğıtlarının çoğunluğunu BIST ve TCMB’deki işlemlerde kullanılmak üzere teminata vermişler. Bu bağlamda, özellikle kamu bankalarında görülen bir gelişme; sektör artan oranda kâğıdını repo işlemlerinde kullanıyor. Bahsi geçen dönemde kamu bankalarının repo konusu menkul kıymetleri tutarı yüzde 112 artarak 51 milyar lirayı geçmiş. Bu tutar ellerindeki toplam kâğıdın neredeyse yüzde 40’na karşılık geliyor.

Resme bu açıdan bakınca, büyümek için mevduat ve ucuz kaynak bulmakta zorlanan bankaların kredi verebilmek için repo ve diğer işlemelere ağırlık verdikleri anlaşılıyor.

Yılbaşından bu yana kamu kurumları daha fazla DİBS alıyor

Aynı dönemde yapılan Hazine iç borçlanma ihaleleri de yorumlanmaya muhtaç. Kamu kurumlarının rekabetçi olmayan teklif (ROT) vererek aldıkları kağıt miktarında artış var.

Daha doğrusu dönemi ikiye ayırmak gerek. Geçen sene Nisan – Aralık arasında kamu kurumları net satıcı. Yani portföylerindeki kâğıt miktarını azaltmışlar. Zamanı geldiğinde Hazine’nin onlara ödediğinden daha az kaynağı tekrar Hazine’ye borç olarak geri vermişler. 3 milyar lirayı Hazine’den alıp kasalarına koymuşlar.

Ancak Ocak ayından bu yana tam tersi bir gelişme var. Başta İşsizlik Fonu olmak üzere kamu kurumları Hazine ihalelerine ilgi göstermeye başlamışlar. Yapılan DİBS ihraçlarında fazladan 2,1 milyar liralık kâğıt almışlar.

Bir yandan kamu bankaları diğer yandan kamu kurumları eskisine oranla daha fazla devlet borç senedi taşımaya başladıysa ne olduğunu anlamakta yarar var. Öncelikle ihalelerdeki faizin diğer bankalarca ve şirketlerce beğenilip beğenilmediğini kontrol etmek lazım. Bunu anlayabilmek için tekliflerin detayını görmek gerekiyor.

Böylesi faize baskı var ise, bir süre sonra piyasalardaki faiz beklentisi değişecek demektir. Böylesi bir beklenti; dışarıda FED, içeride bozulan enflasyon tahminlerine seçim sonuçlarının etkilerinin eklendiği bir döneme denk gelmiş gibi görünüyor.

Kesin bir karar verebilmek için birkaç gün daha beklemek yeterli olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme