17 Ocak 2014

Ocak PPK kararına ve Hazine ihalelerine dikkat

2014 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısı haftaya yapılacak. Diğerlerinden faklı olarak döviz kurlarının rekordan rekora koştuğu, siyasetin gerildiği dönemdeki bu toplantıdan beklentiler yüksek.
Beklentisi olan kesimlerin arasında ithalatçılar, ihracatçılar kadar döviz borcu olan şirketler ve yabancı yatırımcılarda var. Yabancılar için birçok açıdan önemli olan bu karar, bu defa 27 Ocak’ta yapılacak Hazine ihaleleri açısından da önem taşıyor.


Önce bir konuya açıklık getirmemde yarar var. 1994 ve 2001 Krizlerindeki deneyimlerinden, iç borçlanma sisteminin nasıl çalıştığını iyi öğrendiğimi söyleyebilirim. Ortalığın sislerle kaplı olduğu günlerde Hazine ihaleleri önemli işaret fişekleridir.

Bu bağlamda ay sonundaki ihaleye neden önem verdiğimi özetleyeyim.

TCMB verileri yabancıların Mayıs başından buyana 21 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senedini (DİBS) ve 28 milyar dolarlık hisse senedini elden çıkardıklarını gösteriyor. Türkiye’deki toplam portföylerini 50 milyar dolar kadar azaltmışlar. Beğenmedikleri bir şeyler olduğu belli.
“Bunun gelecek ihale ile ilgisi ne?” demeyin. Hazine ay sonunda 9,5 milyar liralık yüklü bir ödeme yapacak. İhaleden yeteri kadar borçlanamazsa kasasından yiyecek. Şimdilik parası var.  Biraz buna güvenerek olsa gerek, kâğıtlar uzun vadeli.

Uzun vadeli enstrümanlarda yabancıların ağırlığı yadsınamaz. 10 Ocak itibariyle toplam iç borç stokun yüzde 57’sinin vadeye kalan gün sayısı 24 aydan uzun. Bu kâğıtların yüzde 26’sı yurtdışında yerleşiklerin mülkiyetinde. Daha önemlisi yabancılar bugüne kadar, en çok uzun vadeli kâğıtlara yatırım yapmayı tercih etmişler. Taşıdıkları 50,4 milyar dolarlık DİBS’in yüzde 56’sının vadeye kalan gün sayısı iki yıldan çok.

Böyle bir ortamda ihalelere yabancıların iştahında bir değişim olmamalı. Risk algılamaları eskisinden daha olumlu olmalı.

Olursa ne olur? Dünyada faizler yükselme trendinde. İçeride de bir yandan gittikçe sertleşen bir siyasi ortam diğer yandan makroekonomik dengelerde beklentilerin bozuluyor. Böylesi bir durumda sadece yabancılar için değil yerli yatırımcılar için de bir ışığa ihtiyaç var.
O ışığı önce Merkez Bankası vermek durumunda.

Ama yetmez. Siyasetteki setliğin ve belirsizliğin olabildiğince hızlı bir şekilde sona erdirilmesi gerekiyor.

Çünkü artık yurtdışındaki yatırımcılar artık sadece ekonomik verilere bakarak risk ve getiri hesabı yapmıyorlar. Siyasette anlamakta zorlandıkları “çete, paralel devlet, darbe” gibi söylemler var. Artık bunlar bitmedikçe, sadece para politikası kararlarıyla onların risk algılamaları değişmeyecek.

Yabancıların risk iştahı azalırsa önce ihaleye olan ilgileri azalabilir. Yanı sıra teklif edecekleri faizleri yükseltirler. Hazine ilk başta faiz yükseltmemek için teklif edilen miktarın bir kısmını alır. O hafta için sorun olmaz. Ama sorunlar devam ederse sonraki ihalede işler daha sıkıntılı olabilir. Faizlerin yönü değişebilir.


Dolayıyla işler daha zorlaşmadan, çok geç kalınmadan, ekonominin gerçeklerine göre karar alınmakta büyük yarar var.

5 yorum:

  1. Pek fazla birşey anlamasamda genel hatlariyla ne anlatilmaya calistigini anladim baba elerine saglik

    YanıtlayınSil
  2. Merkez Bankası kararının Hazine ihalelerine de etkisi olacak

    YanıtlayınSil
  3. Yurt dışındaki vatandaşlarımıza hazine bonosu satarız , daha önce yapıldı .Katkı sağlamaz mı? Ne dersiniz?

    YanıtlayınSil
  4. Artık oralarda da işler eskisi kadar kolay değil.

    YanıtlayınSil