11 Mart 2014

Berkin Elvan

Biraz önce duydum. Aylardır süren mücadelede yorulmuş. Gencecik bir can bu dünyadan göçüp gitmiş.

İçim yandı.

Ben daha yirmili yaşlarımın başındayken yararlı arkadaşlarını hastaneye, ölülerini mezara götüren bir neslin üyesiyim. Hakan Yurdakuler’leri unutmadım.

Hele Erdal Eren’i. 12 Eylül’ün faşist cuntacıları tarafından yaşı büyütülerek idama gönderilen o yiğit fidanı hiç unutamadım.

Benim tanıdığım yurtseverlerin tek amacı vardı:

10 Mart 2014

Sayıştay halka “kör kuruşun hesabını” vermeli

Sayın Bülent Arınç’a ait bir sözdür: “Allah verdikçe veriyor” Geceleri uyuyamaz olduk. Oturup bu gece yeni ses bandı çıkacak mı diye bekliyoruz. Sesleri kaydedenler gibi yayınlayanlar da uzmana benziyor. Önceleri her gün bir tane “tape” yayınlanırken artık seri haline getirdiler. Der Spiegel’in son sayısında belirtildiği gibi, dizi izler gibi kaset izlemeye başladık.

Hepsi bir birinden önemli. Eğer konuşulanlar doğru ise bir felaket, değilse ayrı. Bugün itibariyle devlet kurumlarına olan güven kaybı en üst düzeyde: Olay ordu ile başladı. Yargı, istihbarat, emniyet, diğer bürokrasi, sonunda Sayıştay ile devam ediyor. Özel sektör ve medyadaki yıkımlar yazı konusu olamayacak kadar derin.

Denetimden neden kaçılır?

6 Mart 2014

FED kararından sonra Hazine kamudan borçlanmayı arttırmış

Mayıs 2013 dünyada döviz akımlarında önemli değişiklik yaşanmaya başladığını hepimiz biliyoruz.
Ardından içeride Gezi Olayları yaşandı. Yabancıların risk algısı değişmeye başladı. En son 17 Aralık’ta gündeme gelen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ve yerli diziye dönüşen ses kasetleri yatırımcıları ister istemez rahatsız ediyor.

Böylesi bir ortamdan ilk etkileneceklerin başında Hazine gelir. Ben de özellikle iç borçlanmadaki gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için ihale bilgilerine ve BDDK’nın yayımladığı bankacılık verilerine baktım. Sektördeki risk algılamasının değişip değişmediğini yorumlamaya çalıştım.

2 Mart 2014

Anadilde eğitim ve dünya iş dili İngilizce

The Economist dergisinin 15 Şubat sayısında, dünya devleri şirketlerin şirket içinde kullandıkları dili İngilizce olarak seçmeye başladıkları hakkında güzel bir yazı vardı.
Verilen örnekler arasında Çinli bilgisayar devi Lenovo, Alman Lufthansa havayolları, Japon otomotiv üreticisi Honda gibi şirketler sayılıyordu.

Benzeri gelişmeler Türkiye’de de yaşanıyor. Zorunlu olmamakla beraber artık bir çok şirket iç yazışmalarında İngilizceyi kullanıyor. Sadece resmi yazışmalarda Türkçe zorunlu.

Yazının en ilginç bölümlerinden birisi, Çin’de yaklaşık 300 milyon insanın İngilizce öğrenmek için büyük çaba sarf ettiğinin belirtildiği bölümdü. Çin dünya devi olma yolunda hızla ilerlemeye çalışıyor. Başkan Mao’dan sonra komünizmden hızla uzaklaşıyor. Ucuz işgücüne dayalı rekabetle başta Amerikalılar olmak üzere uluslararası dev şirketlerin üretim merkezi olmak için yoğun çaba sarf ediyor.