19 Aralık 2016

Önlem alınmazsa borç sarmalına girebiliriz

Terör yüzünden canından olan gencecik insanların resimlerine bakmakta zorlandığınızda borç hakkında yazmak inanın çok zor. Hele bir de unutamadığınız 12 Eylül deneyiminiz varsa; provokatörlerin, ajitatörlerin ülkenin başına açtıkları belaları unutamıyorsanız, işiniz biraz daha güçleşiyor. Böylesi bir ortamda borç sorunuyla kim ilgilenir diye kendinize soruyorsunuz.

Ama klasik bir laftır; hayat devam ediyor. Ekonomi durmuyor.

Önümüzdeki dönem borçlular için zorlu geçecek.

Dünyada borç stoku çok yükseldi. IIF (Uluslararası Finans Enstitüsü) toplam borcun 216 trilyon dolar, IMF ise 153 trilyon dolar olduğunu yazıyor. Aradaki fark az değil. Bununla beraber yorumcuların büyük çoğunluğu IMF verilerine itibar ediyor.

Rakamın ne kadar olduğu bir yana herkesin üzerinde anlaştığı bir konu var. Ülkelerde borç/milli gelir oranları devamlı yükseliyor. Yani borçlar, milli gelirden daha hızlı büyüyor. Bu ne demek? Alınan borçlar üretime gitmiyor. Ya ithalat için ya da üretken olmayan harcamalarda kullanılıyor. Özetle milli gelir borçlar kadar artmıyor.

Benzeri durum Türkiye’de de görülüyor. Toplam borçların (yeni seri) milli gelire oranı 2007 yılında yüzde 98 iken 2015 yılında yüzde 110’u geçmiş. Yani borçlar üretimde kullanılmamış. Son açıklanan GSYH rakamları da bunu doğruluyor. Ekonomi küçülüyor.

Böylesi bir ortamda gelecek yıl ödenmesi gereken dış borç 165 milyar dolar. Bu rakama 35-40 milyar dolar olacağı tahmin edilen cari açık için gerekli finansman da eklenince 200 milyar dolara ihtiyaç var.

Nasıl bulunabilir?

Birinci seçenek, alınan borçla gelirleri artırmak ve artan gelirle borç taksitlerini ödemek. O zaman döviz getiren ihracat ve turizm gelirlerini çoğaltmak lazım.
Dünyada büyüme yavaşlamaya başlamışken ve daha dönemlisi yeni ABD Başkanı Trump’ın söylemleri gündemdeyken dış ticarette artış beklemek biraz iyimserlik olur. Yanı sıra bizim üretim, ihracat ve pazar kapasitemiz de belli.

Turizm için, umudumuzu kaybetmedik. Ama Suriye ve Irak savaşları yaza kadar bitirilmezse, ayrıca terör hızını azaltmazsa bu alanda da işler zorlaşabilir.
Döviz gelirleri dış borç taksitlerini ödemeye yetmezse o zaman ikinci yöntem, yeniden borç almak gündeme gelecek.

Türkiye’nin iç şartlarından bağımsız olarak, işaretler burada da pek olumlu değil. Dünyada döviz likiditesi 2001 yılında bu yana ilk defa azalıyor. BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) verilerine göre günlük işlem hacmi 5,4 trilyon dolardan 5,1 trilyon dolara düştü. Bu düşüşün büyük çoğunluğu spot işlemlerde. Buna karşılık türev ürünlerde, özellikle döviz swaplarında artış devam ediyor. Yani fon yöneticileri nakit işlemlerden, riski az, sigortalı işlemlere yöneliyorlar.

Dolayısıyla döviz bir yandan azalırken, doğal olarak, öte yandan pahalılaşıyor.
Dünyada eğilim bu yönde iken, içeride büyümesi negatife dönmüş, işsizliğin ve enflasyonun arttığı bir ekonomik ortamda yaşıyoruz. Dahası terör, Suriye, Irak sorunlarının etkilerinin derinleştiği jeopolitik bir yapı var. Anlayacağınız döviz fonlarını idare edenler için ekonomik ve jeopolitik riskler büyüyor. Bunlara bir de başkanlık referandumu, yani politik riskler ekleniyor.

Kısacası, dışarıda döviz arzı aşağı içeride riskler yukarı yönlü.

Bu şartlarda borçlanmak, öncesine oranla daha pahalı olacak. Bunun ilk işaretlerini kamu iç borçlanmasında görmeye başladık. Faizler yüzde 11’lere dayandı. Bu arada en büyük dış borçlu olan finans sektörünün uluslararası kredi derecelendirme notu düşüşe geçti. Dolayısıyla onlar da yeni dış borç alırken daha çok faiz ödüyorlar.

Dolayısıyla karar alıcıların, dışarıdaki kırılgan dalganın etkisini azaltmak için, içerideki riskleri azaltmaya yönelik yapmaları gereken şeyler var. Ama çok gecikmeden. Aksi halde dünyada artan riskler, içeride azalan büyüme, yükselen faizler, ekonomiyi orta vadede borç sarmalına sokabilir.

Son söz: Geleceği düşün yoksa pişman olursun. (Konfiçyus)

3 yorum:

  1. Alınan borçları betona gömdükki,nasıl yeniden yatırıma yönlendirelim?Geçti gitti!

    YanıtlayınSil
  2. Efendim bu 200 milyar dolarlık meblağın içinde ,teminat mektubu türünden gayri nakdi unsurlarda varmıdır,cehaletimi bağışlayın.


    YanıtlayınSil