15 Ocak 2015

2014 Bütçesi daha az açık verebilirmiş

Sosyal olaylarda değerlendirme yapmak göreli bir kavramdır. Kimine göre güzel olan bir sonuç diğerine göre berbat olabilir. Örneğin bütçe açığını değerlendirirken; piyasa iktisatçısı, iş adamı veya vatandaş konuya faklı bakacaktır. Piyasacıların vizyonu, çoğunlukla bilançolarının vadesi kadar olduğu için hedeflenenden az gerçekleşen bütçe açığı olumlu bir gelişmedir.
Ben konuyu elimden geldiğince farklı ele alacağım.

Önce aşağıdaki tabloda yer alan özet bütçe gelirleri ve performans göstergelerine bakmanızda yarar var.

Gelir performansı


Hatırlatayım, bütçe gelir rakamları birer tahmindir. Dolayısıyla hedeflenenden çok gelir elde edilmesi her yıl yaşanan sıradan bir olaydır. Ancak farkların hangi kalemlerden geldiğine bakmadan kesin bir sonuca varmamak gerekir. Gelir performansının kalıcı olup olmayacağı detaylardan anlaşılır.

2014 yılı gelir kalemlerinde görülen 22,6 milyar liralık performans iyileşmesinin büyük çoğunluğu; geçici bir defalık gelirlerden. Gelir ve kurumlar vergisindeki farklar geçici tahsilatlar. Gelecek Mart ayında beyannameler verilince bunların yaklaşık yüzde 50’si 2015 yılının vergilerine mahsup edilecek. Diğer performans farkları ise Merkez Bankası ve Ziraat Bankası temettüleri ve BDDK, SPK, EPDK gibi bağımsız kurumların gelirlerinden bütçeye aktarılan kalemlerden geliyor. Tamamen idari karar sonucu oluşmuşlar.

Tablodan da görüleceği gibi temettü gelirleri ile özel bütçeli idarelerin gelirlerinden alınan payların gerçekleşme farkı toplamı 14,1 milyar lira. Toplam pozitif gelir farkının yüzde 62’sinden fazlası. 2,3 milyar lirası da Hazine kâğıtlarının yeniden ihracından yazılan faiz geliri. Nakit girişi sağlamayan bir muhasebe işlemi.

Gider performansı

Anlaşılan o ki, TBMM’den alınan harcama yetkisi 12 milyar lira aşılmış. Ödenek üstü harcama yapılmış. Son yıllarda gelenekselleştiği gibi Meclis’in bütçe hakkı yok edilmiş. Seçim yılı olması ve büyümeye özel sektörün katkısının azalması gibi nedenlerle kamu yatırım harcamalarına hız verilmiş. Daha ilginç olan şey, mahalli idare seçimlerinin yapıldığı bir yılda büyükşehir ilçe belediyelerine hedeflenenden daha fazla kaynak aktarılırken, diğer belediyelerden buna yakın para kesilmiş.

Faiz dışı fazla ve bütçe açığı

Bana göre işin en önemli tarafı, geçen yıl önemli bir performansı feda edilmiş. Nasıl mı?
Gelin rakamları yeniden ele alalım. Bütçe gelir performansını gerçekleşen rakamlardan alalım, 425,8 milyar lira olsun. Buna karşılık harcamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin verdiği yetkiyle sınırlayalım. Faiz dışı harcamalar 384,4 milyar lirada kalsın. Faiz harcamaları da gerçekleşen miktar kadar, 49,9 milyar lira olsun.

Bu durumda bütçe açığı 8,8 milyar liraya düşecek, faiz dışı fazla ise 41,4 milyar liraya çıkacaktı.

Bütçe açığı bu kadar düşünce Hazine ilave borçlanmak zorunda kalmayacak, açığı kasasındaki paradan kapatabilecekti. Önceki yazımda da belirttiğim gibi, Hazine geçen sene kasadan zaten 6 milyar lira kullandı. Biraz daha eklenir ve kamu borç stoku uzun yıllardan sonra ilk defa sabit kalırdı.

İtirazları duyar gibiyim. Bu yoruma yapılacak en önemli eleştiri kamu yatırımlarının artışı ve büyümenin zaten düşük olduğu bir yılda daha az harcama yapmanın istihdama olabilecek negatif etkisi olabilir. Eleştirilere katılırım. Siyaset tercih yapmayı gerektirir. Özü budur.

Benim göstermeye çalıştığım şey, istenseydi bütçenin performansının çok daha iyi olabileceği. “Çok iyinin” seçim ortamına feda edildiği anlaşılıyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme