16 Eylül 2014

Bütçenin yapısal resmi: Vergi gelirleri faiz dışı harcamalara yetmiyor

Ne zaman bütçe rakamları açıklansa medyada bir bayram havası oluşuyor. Elde pozitif satılabilecek bir tek makro veri o kaldı da.

Sadece para piyasalarına yatırım yapan, amacı kısa vadeli yüksek getiri olan sıcak para yatırımcısı için bütçe açığına bakarak karar vermek doğru bir yaklaşım. Nasıl olsa yatırımının vadesi en fazla üç aylık. Bütçe bu sürede ne kadar değişim gösterebilir ki? Dolayısıyla açık düşükse sorun yok demektir.

Ocak – Ağustos dönemi bütçe verileri bu açıdan ele alınırsa ciddi bir soruna işaret etmiyor. Belki geçen sene ile bir karşılaştırma yapılıp, açık biraz büyümüş denebilir. Ama toplam rakam birkaç milyar lira. Korkulacak kadar büyük değil.

Hatta yılın kalan döneminde harcamalara gaz verileceğini, bugüne kadar tutulan ödeneklerin serbest bırakılacağını söyleyebiliriz. Açık rakamı belki hızla büyür ama toplamda çok önemli bir düzeye ulaşmayacağı kesin. En azından, son Torba Kanunla artacak vergi tahsilatının olumlu etkisi olacaktır.

Ancak resmin detayı biraz farklı.


Bir bütçe açığının sürdürülebilirliği, diğer bir deyimle açığın geleceği, sürekli olan vergi gelirlerinin kalıcı olan faiz dışı bütçe giderlerini (FDBG) karşılama oranıyla anlaşılır.

Daha çok harcama yapmak her devletin temel amacıdır. Hükümetler, özellikle seçim dönemlerinde ellerinden geldiğince çok harcama yapmayı amaçlarlar. Hele bir de günümüzde olduğu gibi, büyüme yavaşlamış, özel sektör yatırım yapmaktan kaçıyor, aileler borçlu oldukları için tüketmiyorlarsa. Hükümet büyümeyi canlandırmak için daha fazla harcamaya yönelirler.

Ama sabit gelirler, vergiler bu harcama artışını karşılayacak kadar artıyor mu? Artmıyorsa bütçe açığı artacak demektir. Veya bir defalık gelirler, 2B arazi satışı, vergi affı, arazi satışı gibi gelirlerle açık düşürülebilir. Kısa vadeli sıcak para yatırımcıları için açık düşükse, gelir nereden gelirse gelsin sorun değildir.

Kalıcı gelirler faiz hariç harcamalara yetmiyor
Bütçeye yapısal açıdan bakanlar için, bir defalık gelirlerin bir gün bitebileceği olasılığı önemlidir. Dolayısıyla kalıcı vergi gelirlerinin kalıcı FDBG ne kadarını karşıladığını anlamaya çalışırlar.

Ben de bu amaçla aşağıdaki tabloyu hazırladım. 2006-14 yılları arasında Ocak-Ağustos dönemi bütçelerinin vergi gelirleri ile FDBG rakamlarını derledim. Görünen şu: vergi gelirleri 2009 Krizi döneminde FDBG’nin sadece yüzde 86’sını karşılayabilmiş. Doğaldır. Kriz var, ekonomi küçülüyor, vergiler azalıyor ama harcamalar büyüyor.

Sonra 2011 yılında veriler düzelmiş. Ardından tekrar bir bozulma başlamış. Bu yıl vergi gelirlerinin azalmasına karşılık harcamaların çoğalması nedeniyle oran yüzde 92’lere düşmüş.

Önümüzde FED kararı var, gelecek sene seçim var. Büyüme performansında düşüş beklenirken harcamalarda azalma beklenmiyor. O zaman bir defalık gelirler daha çok önem kazanıyor.

Soru şu: Daha satacak ne kaldı?

Kısacası şimdilik sorunlu gözükmeyen açık, bir defalık gelirler azalmaya başlayınca dert olamaya başlayacak.


Bu nedenle kayıt dışılıkla mücadele, gelir vergisi reformu, sermaye kazançlarının vergilendirilmesi, istisna ve muafiyetlerin azaltılması gibi yapısal konuların hemen gündeme getirilmesinde büyük yarar var.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme