15 Eylül 2014

Daha çok imam yetiştiren eğitim sistemi sonun başlangıcıdır

Bilinen bir fıkradır.

Bir avukat arkadaşına, “Bir daha dünyaya gelirsem imam olmak isterim” demiş. “Neden?” diye soran arkadaşına “Kanunları, mevzuatı hiç değişmiyor. Bir kere öğreniyorsun, ömür boyu kullanıyorsun.” diye cevap vermiş.

Bugün okullar açıldı. Milyonlarca çocuk ve gencimiz eğitim yuvalarına akın ettiler. Haberleri izlerken nedense bu fıkra aklıma geldi. İnsanların çocuklarını okutabilmek için çektikleri sıkıntıları izlemeye çalıştım.

Önce TEOG felaketi yaşandı. Yerleştirme, kayıt derken en son çocukların eğitim harcamaları velileri oldukça yordu. Bir annenin kameralara söyledikleri dikkatimi çekti. 100 liralık alış veriş için kredi kartını kullanmıştı. Umarım eşi memurdur, maaşını bugün alacaktır ve aile bütçesine büyük yük olmayacaktır.

Peki bunca derde katlanmanın amacı ne?


Hepimizin, tüm anne babaların emeli tek: Çocuklarımız mutlu ve başarılı bir hayat sürsünler istiyoruz. İş, aş dertleri olmasın, meslekleri olsun helal para kazansınlar. Siyasetçilerin eteğinde devleti soymak yerine alın teriyle kazandıklarıyla çocuklarının boğazından haram lokma geçmesin diyoruz.

Mutluluğu çeşitli şekillerde tanımlayabilirsiniz. Bana göre eğer bir insan işiyle ve eşiyle mutluysa gerisi gelir. Günü üçe bölün, uyku dışındaki saatleriniz işiniz ve eşinizle geçiyor. Onlarla sorunu olanın mutlu olabilmesi hiç kolay değildir.

Eş seçme konusunu size bırakalım.

Mesleki eğitim öne çıkarılmalı

Ama iyi bir iş seçiminde en önemli şey eğitimdir. Anne kucağında başlayan temel eğitim, ilkokul öğretmeniyle önemli ölçüde rayına girer. Daha sonra lise ve devamında asıl yolunu bulur.

Temel eğitimin amacı çocuğa, hayatta karşılaşacağı sorunları çözme yöntemlerini öğretmektir. Beslenmeyi, temizliği, sağlığına dikkat etmeyi, giyinmeyi, otobüse binmeyi, sıraya girmeyi, alış verişte hızlı hesap yapmayı, okumayı, sanatı, kültürü, çalışma disiplini edinmeyi, büyüklere ve arkadaşlara nasıl davranması gerektiğini vb. şeyleri ilk yaşlarında öğrenir. Daha doğrusu öğrenmelidir.

Bunlar ileride mesleği ne olursa olsun onun günlük yaşamında karşılaşacağı onun hayatını idame ettirmek için gerekli olan şeylerdir.

Çocuk, daha ileri eğitimde de meslek edinmek için mücadele edecektir. Önce günlük hayatındaki sorunları çözümleyebilecek sonra meslek edinip oradaki sıkıntılarla baş etmeyi becermeyi öğrenecektir.

Bence ileri eğitimin özü budur. Eğitim sistemi önce hayatı sonra üretimi hedef almalıdır. Böylesi bir yapıda imam-hatip okullarının sayısı sınırlı olmak durumundadır. Eğer üretimde yer almak istemeyen, dini eğitim almak isteyen varsa devlet onlar için az sayıda okul açabilir.

Ama günümüz dünyasında, üretime ve diğer ülkelerle rekabete dayalı bir eğitim sisteminde bunun yaygınlaştırılmasının tek amacı ideolojiktir. Amaç dünya ile yarışmak değil, içeride seçimlere yöneliktir. Yeni teknoloji üretebilen, araştırma faaliyetlerinde dünyada yeri olan bir ekonomi için eğitim sistemi radikal bir şekilde yeniden ele alınmalıdır.

Yazımı küçük bir hatırlatmayla bitireyim. Hindistan, Çin, Kore ve Japonya’da  yaşayan üç milyardan fazla insan, bizim inandığımız Allah’a inanmıyorlar. Ama ekonomideki başarıları hem bizden hem de diğer Müslüman ülkelerden kat be kat ileride. 

Dolayısıyla eğitimde dini ve mesleki eğitimi bir birinden ayırıp, meslek edinmeyi öne çıkaran sistem hızla geçmemiz gerekiyor. Bu gerçeği görüp yapılan hatadan biran önce dönmemiz lazım.


Bu bağlamda tüm gençlerin yeni eğitim yılını kutluyor, gelecek günlerinin mutluluk ve başarı dolu olmasını diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme