Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2019

Çekirdek cari denge fazlası neyi işaret ediyor?

Ekonomi özünde insan davranışıdır. Bir ekonomideki çeşitli piyasalarda üreten- tüketen, alım-satım yapan insanların davranışlarının hepsi ekonomiyi oluşturur. Tüketicinin davranışları, finansal piyasalardaki karar alıcılar, siyasetçiler, emekliler hepimiz, az veya çok ekonominin birer parçasıyız.
Dolayısıyla geçmiş davranışlarımız, bugünü tahlil etmemize, anlamamıza yardımcı olabilir. Dünya ve Türkiye’nin şartları ve insan davranışlarının değişkenliği nedeniyle geçmişte yaşananların aynen bugün de yaşanacağını söyleyemeyiz. Bununla beraber, tarih ve ekonomi bilgisi geçmişten dersler çıkarmamıza yardımcı olabilir.
2001 Krizinde yaşadığımız bir ekonomik olayı, yukarıdaki bakış açısıyla ele alarak, bugünle karşılaştırmak gerektiğini düşünüyorum.

17 Mart 2019

Doğu Akdeniz’de neler oluyor?

Bugünkü yazımın uzunluğu için özür dilerim. Ancak konu oldukça önemli.
Üyesi olduğum 21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu ile Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR)ve Mersin Deniz Ticaret Odası, Mersin’deDoğu Akdeniz ve Türkiye II” çalıştayı düzenledi.
Çalıştay’ın amacı, Doğu Akdeniz’de son dönemde enerji alanında yaşananları ve Türkiye’ye etkilerini tartışmaktı.
Gelişmeleri daha iyi anlayabilmek için öncelikle dünyada enerjide yaşanan gelişmelere bakmakta yarar var. Alanındaki önemli raporlardan olan “BP Energy Outlook 2019”sayısında dikkat çeken tespitlerle başlayayım.
Bunlardanbirisi2040 yılı itibariyle dünya enerji talebinin yaklaşık üçte birinin Çin, Hindistan ve Asya’dan geleceği. Anlaşılan o ki; artık Orta Doğu’da ve Rusya’da bulunan birincil enerji kaynaklarını Avrupa’dan çok doğuya ulaştırmak gerekecek. Bu durum, önümüzdeki dönemin jeopolitiğini değiştirecek bir öngörü. Türkiye’de bundan oldukça etkilenecektir.
Diğeri, enerji üretim sektörünün birincil enerji kaynaklarının yüzde 75 kadarını kullanacağı ve bunun doğal sonucu olarak ulaştırmanın payının azalacağı. Ulaştırmada elektrikli araçların kullanımının hızla artması sonucunda, petrolün kullanımı azalması doğaldır. Bunun sonucunda petrol ve doğal gaz en çok elektrik üretiminde kullanılacaktır.
Üçüncübelki de en önemli öngörü, gelecekte enerjinin yüzde 85’inin yenilenebilir kaynaklardan ve doğal gazdan üretileceği. Bu öngörü hem Türkiye’nin hem de dünyada bilinen birincil kaynakların büyük çoğunluğuna sahip olan yakın komşularımızın hayatını değiştirecektir.

27 Haziran 2018

İhracatımız miktar olarak artmıyor


Dövize en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemleri yaşıyoruz. Bir yandan dış borç ödemek diğer yandan sıcak paracıların borsada ve tahvil piyasalarında elde ettikleri getirilerin dışarıya transferini gerçekleştirmek ve en önemlisi ithalat yapabilmek için dövize ihtiyaç en üst düzeylerde.

İki ana döviz geliri kaynağımız var: İhracat ve turizm. Ancak biliyoruz ki bu iki kaynak döviz giderlerimizi karşılamaya yetmiyor. Daha önemlisi önümüzdeki aylarda döviz ihtiyacının daha da artacağını biliyoruz. O zaman iki ana gelir kalemindeki olası gelişmelere yakından bakmakta yarar var.

Turizmciler bu yılın geçen yıldan daha iyi olacağını öngörüyorlar. Ama bir tarihi rekor beklentisinde de değiller.

O zaman ihracata biraz daha yakından bakalım.

Ben ihracat tutarından çok miktar endeksine bakmayı tercih ediyorum.

11 Kasım 2017

Kamu Özel İşbirliği projelerinde devletin vazgeçtiği gelirler

2018 bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken gündeme geldi. Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinden bütçeye gelecek yükler için ilk defa bir yılın bütçesine ödenek kondu. Karayolları ve şehir hastaneleri için konulan 6,2 milyar lira oldu.
Şeffaflık adına sevindirici bir gelişme. Daha önce tartışma konusu olan KÖİ projelerinin bütçeye yükü artık bir gerçek ve hepimiz biliyoruz. Kur ve enflasyon varsayımlarındaki sapmalar nedeniyle hesaplama tam olarak yapılamamış olsa bile, hesap verilebilirlik açısından olumlu.
Aklıma Kalkınma Bakanlığının KÖİ envanteri geldi. Dönüp bir kez daha baktım.
Envanterde, sektörler itibariyle büyüklüklere yönelik iki ana tablo var. Birincisinde sözleşme değerlerinin sektörlere göre dağılımı var. İkincisinde ise yatırım tutarlarının dağılımı görülüyor.
Ben ikisini birleştirip aşağıdaki tabloyu hazırladım.

9 Haziran 2016

Sorunlu banka kredilerine ekonomik bakış

Geçen ay toplanan T. Bankalar Birliği (TBB) Genel Kurulunda yapılan sunumda; “Mevcut eğilim devam ederse 2018’de fiili sınıra ulaşılacak ya da kredi büyümesi yavaşlayacak” ifadesi yer aldı.

Bu kadar borçlu ve büyümesi iç tüketime ve krediye bağlı bir ekonomide, yeni borç verilmeyecek duruma gelinmesi önemli bir uyarıdır.

Buradan hareketle bankacılık sektöründeki bazı rakamlara ve sorunlu kredilerdeki gelişmelere bir göz atacağım.

Ancak baştan bir konuyu belirtmemde büyük yarar var. Burada yapacağım değerlendirmeler tamamen iktisadi bir bakış açısı içermekte, muhasebe, daha doğrusu banka bilançosu değerlendirmekle hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır. Diğer bir deyimle, aşağıdaki yorumlardan yola çıkarak bankaların karlılıkları üzerine bir görüş oluşturulamaz.

Gelelim sektörde önemli gördüğüm bazı verilere:

15 Mayıs 2016

21. YY için planlama seminerleri: Enerjide ne yapmalı nasıl yapmalı?

Prof. Dr. Bilsay Kuruç’un bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle ve liderliğiyle, 2011 yılından bu yana yapılan 21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerlerinin sonuncusunu, 12-13 Mayıs’ta, bilim ve irfan ocağı Mekteb-i Mülkiye’de yaptık.

Konu başlığı enerjide ne yapmalıydı. Seçkin ve içeriği dolu sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

Ben kendi adıma çok şey öğrendim.

Bunları uzun uzun anlatmak zor. Bu nedenle kısaltıp, başlıklar halinde bilginize sunacağım.

15 Nisan 2015

İthalatta “gizli veri” kalemi

Askerlikte bir deyim vardır. “Askeri boş bırakırsan hoş işlerle uğraşır” derler. Bürokraside engin deneyimi ve bilgisi olan ama aktif işi olmayan bir arkadaşım, aşağıdaki tabloyu ve diğer ithalat bilgilerini, TÜİK veri tabanından derleyip bana göndermiş. Ve sormuş, “İthalatta gizli veri ve gizli ülke nedir?”

“Senden başkasına soramaz mıydı?” demeyin. Değerli dostum, benim bu konularla ilgilendiğimi sanıyor. Evet, 1990’lı yılların başında Cenevre’de görev yaparken, Uruguay Raunt Ticaret Müzakereleri yapılıyordu. Ben de kıyısından köşesinden biraz dış ticaret işine bulaşmıştım.

Ama o kadar. Böyle “gizli veri, gizli ülke nedir?” anlamam.

Ben de TÜİK dış ticaret verilerini açtım baktım. Standart uluslararası ticaret sınıflandırmasına göre ithalat şöyle ayrılmış.