27 Haziran 2016

“Nereden bulursan bul döviz getir” barışı

Hükümet geçen hafta TBMM’ne bir kanun tasarısı gönderdi.

Tasarının adı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”. Oldukça kapsamlı bir tasarı. Ama nedense (!), kamuoyunda en çok geçici 2. Maddesinde yer alan “varlık barışı” dikkat çekti.

Hâlbuki tasarıda; AR-GE teşvikleri, finans kurumları arasındaki farklı uygulamaların kaldırılması, faizsiz finans ürünlerinin yaygınlaştırılması, vergi ile SGK kesintilerini birleştirmeye yönelik düzenlemeler gibi birçok değişiklik var.

Söz konusu önlemler daha çok var olan yatırımların genişlemesine yönelik. Ama ekonomiye lazım olan yeni yatırımlar.

Yeni yatırım kararı alacak yatırımcılar için ilk bakılacak şey bunlar değil.

Birincisi ve en önemlisi, eğer kapitalist bir ekonomide çalışılıyorsa mal güvenliği ve sözleşme özgürlüğünü tanıyan hukuk ve yargı sistemi. Diğer bir deyimle sermayedarların, siyasi önceliklerle alınan keyfi, seçici idari karar ve uygulamalarla mülkiyet hakkının ihlal edilmeyeceğine inanmaları gerek. Yanı sıra ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürülebilir olması da önemli.

Gelelim Tasarının Geçici 2. Maddesinde yer alan varlık barışına.

Bunca yıldır ekonomiyi elimden geldiğince takip etmeye çalışırım. Böylesi bir uygulamayı ilk defa görüyorum.

Vergi ve kara para uzmanı değilim ama taslak bir “Nereden olursa olsun döviz getir?” mantığı içeriyor.  Getirilecek para ve diğer varlıklar için bankalara ve vergi dairelerine yapılacak beyan yetiyor. Ardından ne bir vergi var ne de bir tahkikat.

Doğru karar verebilmek için önce bu paraların neden yurda getirilmediğini, dışarıda tutulduğunu anlamak lazım. Eğer paralar ithalat, ihracat, dış borç ödemesi gibi ekonomik nedenlerle dışarıda tutuluyorsa, kimse işleri devam ettiği sürece parasını bu kanunla yurda getirmez.

Gelelim iç hukuk sistemine ve idari uygulamalara güvenmediği için parasını dışarıya götürenlere. Onlar için önemli olan siyasi, yasal ve idari reformlar. Bu tasarı ona yönelik değil zaten.

Yasa dışı yollardan para kazanıp dışarıya götürenleri ilgilendiren tek şey dışarıda kendilerini güvensiz hissetmeleri. Paralarını getirmeleri için onlara yönelik özel bir güven ortamı lazım.

Taslağa yakından bakalım.

Paranın nereden geldiği araştırılmayacak. Getirilen paralar hakkında Türk Parasını Kıymetini Koruma Kanunu, Gümrük Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Vergi Usul Kanunun bazı maddeleri uygulanmayacak.

Bu kadar esnek, neredeyse hiçbir işlem yapılamadan dışarıdan para getirmeye izin vermenin bir nedeni olmalı.

Ne olabilir? Ekonomik nedenler var mı?

Ülkenin dövize olan ihtiyacı azalmadı. Yazılarımda işin bu tarafı üzerinde sıklıkla durduğumu biliyorsunuz. Yıllık döviz ihtiyacı 200-210 milyar dolar civarında olan bir ekonomi için ucuz kaynak bulmak önemlidir.

Ama bu yeni bir olay değil. Bu nedenle son on beş yılda dört defa denenen ama istenen sonuca ulaşılamayan affın/barışın yenisi deneniyor.

İkinci neden; dünyada son dönemde ortaya çıkan, Panama Belgeleri ve buna bağlı olarak Off -shore hesapların güvenilirliği sorununun ortaya çıkması olabilir. 


Yine de nereden bakarsanız bakın TBMM’nin, bu tasarı hakkında, Türkiye’nin kara para cennetine dönüşümünü engellemek amacıyla, çok ama çok dikkatle  karar vermesinde büyük yarar var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme