1 Nisan 2016

Dış borçlar üretime gitmemiş

Yıllık milli gelir verileri ve dış borç stok rakamları açıklandı. İkisine birlikte bakınca ilginç bir durum ortaya çıkıyor.

Önce milli gelire bakalım. 2015 yılında ekonomi yüzde 4 büyümüş.

Azımsanmayacak bir performans. Dünya bu kadar sıkıntı içindeyken, Türkiye’nin büyümesi dikkate değer.

Büyümeye en büyük katkıyı hanehalkının ve devletin tüketim harcamaları yapmış. Diğer bir deyimle, iç tüketimle büyümüşüz. Hani o ihracata dayalı büyüme modeli vardı ya. Geçen yıl bir kenarda kalmış.

Peki, tüketim için nereden kaynak bulunmuş acaba?

Dışarıdan.

Gelin rakamlara bakarak konuya biraz açıklık getirelim.

Önce dolar olarak GSMH rakamları. 2014 yılında 800 milyar dolar olan milli gelir, 2015’te 720 milyar dolara düşmüş. Öncelikle bir konuya açıklık getirmekte yarar var. Bu düşüşün bir nedeni TL/$ kurunda yaşanan değişme.

Ancak gelin dış borç stok rakamlarına yakından bakalım.

Aşağıdaki Tabloda, Türkiye’nin 1989, 2001, 2014 ve 2015 yıllarına ait dış borç stok rakamları yer alıyor. Eskiye gitmemin nedeni, o yıllarda ne kadar az borçla idare edebildiğimizi görmeniz için.

Bununla beraber, Tabloda en dikkat çeken veri, 2014’ten 2015’e dış borç stokunun 4,7 milyar dolar azalması. Burada sormak lazım; Milli gelir 80 milyar dolar kadar azalırken, dış borç stokunun daha fazla düşmesi gerekmez mi? Hadi bir bölümü kur etkisinden. Diğer kısmı?

Bir aile düşünün. O yıl geliri azalıyor, ama borçları azalmıyor. Cevabını aradığımız soru bu.

Bir seçenek, özel sektörün, özellikle reel sektörün, fazla borçlanması olabilir. Genel olarak bankalar borçlarını azaltırken, reel sektör borçlanmaya devam etmiş.
Burada bir parantez açarak, dış borç stokundaki önemli bir değişime dikkatinizi çekmek isterim. Yıllar itibariyle, dış borç stokunda borçlu yapısı değişmiş. Bu çok önemli bir değişim.

1989 yılında, bankların dış borçlarının toplamı, toplam dış borçların yüzde 12’si kadarmış. Bu oran geçen yıl yüzde 41’i geçmiş. Benzer şekilde, reel sektörün toplam borç içindeki payı 1989’da yüzde 6 kadar iken 2015’te yüzde 32’ye yaklaşmış. Böylelikle bankalar ile reel sektörün borçları geçmişte yüzde 18’lik paya sahipken, şimdi yüzde 73’e ulaşmış.

Artık devlet eskisi kadar dış borç almıyor. Dış borçların üçte ikisi özel sektöre ait.
Yukarıda aradığımız bir cevap ta burada olabilir. Şirketler ve/veya bankalar dışarıdan borçlanıyor. Kredi olarak bayilere ve tüketicilere dağıtıyor. Alınan borçların bir bölümü tüketime gidiyor. Diğer bir bölümü de borç geri ödemesine, dış borçların azaltılmasına yarıyor.

Özetle alınan dış borçların büyük çoğunluğu, büyümeye olumlu etki yapacak alanlara gitmemiş. Gelir yaratmayan alanlarda kullanılmış. Şimdilik sorun gibi görünmeyen bu gelişme, borç geri ödeme zamanı gelince, döviz geliri olmayanların başını ağrıtacak.

Doğal olarak Merkez Bankasının da. 


1 yorum:

  1. İyi de hocam geri ödeme zamanı nezaman gelecek.Bütçe fazla veriyor,ekonomi büyüyor,dolar,faiz düşüyor.

    YanıtlayınSil