20 Nisan 2016

Kamu neden bu kadar mevduat tutuyor?

Hazine Müsteşarlığı, kamu kurum ve kuruluşlarının kamu bankalarında tuttukları mevduat ile satın aldıkları kamu borçlanma kâğıtları bilgilerini aylık olarak yayımlıyor.

Aşağıdaki tabloda da yer alan verilerden öğrendiğimiz kadarıyla kamu kuruluşları Mart 2016 itibariyle 83 milyar lira kadar mevduat, 109 milyar lira kadar menkul kıymete sahipler.

Kaynak: Hazine Müsteşarlığı

Görüldüğü gibi en çok mevduat mahalli idarelere (belediyeler ve il özel idareleri) ait. Sonra KİT’ler (kamu işletmeleri) geliyor. Ardından fonlar üçüncü sırada yer alıyor.

Menkul kıymetlerde ise fonlar tartışmasız birinci. Kamunun tuttuğu menkul kıymetlerin yüzde 98’i onlarda. (Bu arada fonlar deyince aklınıza İşsizlik Fonu gelsin.) Anlayacağınız, toplam iç borç stokunun yüzde 25’ini tek başına İşsizlik Fonu elinde tutuyor. Diğer bir deyimle, kamu bir yandan Hazine eliyle borç veriyor diğer yandan İşsizlik Fonu eliyle borç alıyor.

Buna kamu bankalarındaki 87 milyar liralık kamu kâğıdı stokunu da eklediğinizde, toplam iç borç stokunun yaklaşık yüzde 45‘lik bölümünü kamu kurum ve kuruluşlarının taşıdığı anlaşılıyor.

Sorun mudur? Hayır. Dünyada merkez bankalarının doğrudan kamu kâğıdı satın aldığı bir dönemde, bizde kamunun kâğıt taşıması olağan sayılabilir.

Sadece şuna dikkat etmekte büyük yarar var. Son yıllarda İşsizlik Fonu gelişleri, GAP ve mesleki eğitim kursları ve katılımcılara maaş ödenmesi gibi amaçlarla harcanmaya başlandı. İşsizlik ödemleri ile birlikte kurslara katılım giderleri neredeyse 5 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu tür harcamaların çoğalması, Fonun Hazine ihalesine ilgisini azaltacaktır.

Gelelim mevduata.

Kamu neden bankalarda 83 milyar lira mevduat tutar?

Rakamlar beni eskiye, 1996 yılına götürdü. Yıllar Refahyol (Refah Partisi + Doğru Yol Partisi) hükümeti dönemi. Başbakan rahmetli Erbakan. Bir sonraki yılın bütçesi denk olacak diye bir niyet var. Harcamalara kaynak aranıyor. Çözüm olarak gündeme gelen önerilerden birisi, bir kamu havuzu oluşturulmasıydı. Fazla parası kamu kuruluşları, paralarını kamu bankalarında açılacak hesaba yatıracak, ihtiyacı olanlar da oradan faiz ödemeden ödünç alacaklardı.

Yukarıda tabloda bilgileri yer alan Kamu Hazinedarlığı o yıllardan kalmadır. Sistem teknik nedenlerden dolayı çalışmadı. Ama 2001 öncesi dönemde büyük görev zararı sorunları olan kamu bankalarının nakit açığına kısmen çare olmuştu.


Şimdi soralım. Kamu bankaları 2001 Krizinden sonra yeniden yapılandırıldı. Artık görev zararı gibi yapısal sorunları kalmadığına göre bu kadar paranın kamu bankalarında tutulmasının bir nedeni var mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme