25 Ağustos 2014

Yeni hükümet programında bulunması gereken başlıklardan bazıları

Önümüzdeki hafta yeni hükümet programı açıklanacak. Önünüzdeki dönemde ekonomide işler çok kolay olmayacak. Çünkü dışarıda hava değişmeye başladı. Sıcak paraya dayalı büyüme modelinin sonuna geldik. Bunun yerine ne konacağının, yeni bir büyüme modelinin programda detaylı bir şekilde yer alması gerekiyor.

Örneğin iç tüketime dayalı bir büyüme modeli gelecekse büyük bir yanlışla işe başlanacak demektir. Ancak ihracata dayalı büyüme için kur, enerji ve işçilik maliyetleri gibi konularda devletin yapacakları açık olmalı. Yanı sıra büyümenin teknoloji, sermeye ve insan kaynağına bağlı olduğu unutulmamalı.

Dahası, sürdürülebilir büyüme için;


o   Makroekonomik istikrarı sağlanmak,
o   Yüksek tasarruf oranı ve yatırım artışına ulaşmak,
o   Düzenlemiş ve denetlenmiş piyasaların kaynak dağılımında etkinliği artmak,
o   Piyasa dostu yargı reformu öncelikler,
 programda ele alınmalı. Yanı sıra,

·      Maliye Politikası için;
o   Mali kural çıkarılmalı,
o   Kriz anında bütçe açığı verebilecek kadar esnek bir gelir ve harcama politikaları seti olmalı,
o   Vergi reformu yapılmalı. Doğrudan vergilere ağırlık verilmeli,
o   Kayıtdışılık minimuma indirilmeli,
o   “Nereden Buldun?” Yasası çıkarılmalı,
o   Kamu ihale sistemi yeni baştan düzenlenmeli. Birilerini zengin eden, kamudan kaynak aktaran değil, teknoloji üreten, tasarruf yaratan yeni sistem kurulmalı,
o   Alt yapı yatırımları büyümenin lokomotifi olacak,
o   Güçlü bir yatırım performansı önemli.
o   Kamu altyapı yatırımları milli gelirin yüzde 5-7 aralığında olmalı.
o   Teşvik sistemi sanayi envanteri esasında yeniden yapılandırılmalı.
o   Sosyal güvenlik acilen ele alınmalı, 2030-3040 arasında hızla yaşlanacak olan nüfusun getireceği ek yük için bugünden alınması gereken önlemler konusunda çalışmalar başlatılmalı.
o   Sağlık sisteminde yaşanan sıkıntılara çözüm önerileri geliştirilmeli,
o   Yaşlanan nüfus için önlemler hazırlanmalı,
o   Emeklilik sistemine gelmekte olan yükün sadece bütçeden karşılanmasının sürdürülemeyeceği bilinmeli.
o   Kayıt dışılıkla mücadele ve prim tahsilatında performans için idari örgütlenmeler, mahalle sosyal güvenlik merkezleri açılmalı.

·      Para politikası, fiyat istikrarının esas alan, bağımsız ama büyüme dostu politikaları öne çıkaran bir merkez bankasına bırakılmalı.

·      Piyasalarda rekabeti artırabilmek için;
o   Bağımsız düzenleme ve denetleme kurumları tekrar ele alınarak yapıları sağlamlaştırılmalı,
o   Fikri mülkiyet hakları öne çıkarılmalı,
o   Sözleşme hukukunun aksaklıkları giderilmeli ve ticari davalarda hızlı karar almayı sağlayan yargı acilen hayata geçirilmeli,
o   Fiyatlama mekanizmasının en sade ve basit biçimde çalışmasına, dışarıdan müdahalelerin minimuma indirilmeli,
o   Piyasalarda alıcı ile satıcı aynı bilgiye sahip olmalı,
o   Siyasilere günlük ekonomik müdahale kapıları  bir daha açılmamak üzere kapatılmalı,


Eğer bunlar öncelik olarak belirlenmez, özellikle sıcak paraya bağımlılık azaltılamazsa kişilikli bir dış politika izlenmesi, bölgesel güç olma iddiası boş sözler olarak kalır. Yurt dışında yerleşiklere 650 milyar dolardan fazla döviz yükümlülüğü olan bir ülkenin ekonomik gücü, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının bir açıklamasına bağlıdır. Türkiye riskli ülke, yatırım yapılamaz dedikleri anda dolar alır başını gider, ekonomide dengeler yerinden oynar. Ekonomisi bozuk bir ülkenin hem dış hem de iç politikası olumsuzluklardan etkilenir, bağımsızlığını kaybedebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme