26 Haziran 2014

Belediyeler bankalara borçlanmış

Önceki yazımda belediyelerin bütçe açıklarındaki artışı incelemiştim. Açıklarının geldiği düzeye dikkatinizi çekmeye çalışmıştım. Hatırlatayım, geçen sene 60 milyar liralık harcama yapan belediyeler 6 milyar lira açık vermişler. Aynı dönemde 408 milyar lira harcayan merkezi hükümet ise sadece 18 milyar lira civarında açık vermiş. İlki toplam harcamanın yüzde 10’na diğeri yüzde 4,4’ne karşılık geliyor. Dolayısıyla belediyelerdeki rakam küçük deyip geçmemek lazım. Yapısal bir sorun var.

Yapısal gelir ve harcama sorunlarını uzmanlara bırakıp ben anladığım konuya döneyim, açığın nasıl finanse edildiğine bakayım.

Devletin resmi rakamlarından yararlanarak aşağıdaki tabloyu hazırladım. Borç verileri 2006 yılından itibaren yayınlanıyor. Ben önceki seçim dönemini kapsayan 2009 ve 2013 rakamlarını da tabloya ekledim. Tablonun ilk bölümü milyar lira olarak büyüklükleri, ikinci bölüm bazı borç rasyolarını gösteriyor.

Kısa vadeliler ve dış borçlar artmış


Belediyeler patinaj yapmaya başlamışlar. Yıllık 60 milyar liralık harcamaya karşılık 51 milyar lira borç stoklamışlar. 2006 – 2013 arasındaki borç stoku artışı yüzde 64.

Bir yandan dış borçlanmaya hız vermişler diğer yandan vadeyi kısaltmışlar. Dış borçlardaki artış hızı dikkat çekiyor. 2009 – 13 arasında iç borçlar yüzde 55 civarında artarken, dış borçlar yüzde 152’de fazla büyümüş. Tahminen bu dış borçların büyük çoğunluğu yerli bankaların dışarıdaki iştiraklerinden alınmıştır. Bir bölümüne de bu sayede Hazine garantisi verilmiştir.

Kamuya olan borçlar azalırken sevinelim mi?

Hazine garantisi deyince, belediyeler kamuya olan borçlarını azaltmışlar. Sakın buradan yapısal bir değişim olduğu sonucunu çıkarmayın. Yapılan borçların yeniden yapılandırılması. Bugünlerde özel sektör için yapılan önceki yıllarda defalarca belediyeler için yapılmıştı. Bu bağlamda 2010 yılında 22,7 milyar lira olan kamuya borç toplamı 2013 sonunda 16 milyar lira olmuş.

Asıl dikkat çeken gelişme bankalara borçlardaki büyüme

İç borçlanmada üzerinde en çok durulması gereken gelişme banka borçlarındaki hızlı artış. 2006 yılında sadece 1,3 milyar lira olan banka borçları 2013 sonunda 10,9 milyar lira olmuş. Yılda 6 milyar lira açık vereceksin 11 milyar lira bankalara borçlu olacaksın.

Hadi o stok rakamı diyelim. Yılık artışa bakalım. Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre 5,5 milyar lira taze borç var. Bankalara borçlardaki yıllık artış 3,5 milyar lira. Böylelikle bankalara olan borçların toplam içindeki payı da çoğalmış. Yüzde 6,3’ten geçen yıl sonu itibariyle yüzde 21’i geçmiş.

Bunu bir uzman, bir bilen bize açıklasın lütfen. Yanılıyor muyum? Bu işte yanlış giden bir şey yok mu? Yoksa karışma bankalar da bu iş için varlar, oralarda çalışan bunca insan ( biri de benim) bu sayede ekmek yiyor mu demeliyim?


Ama sorun ülkenin sorunu. Kahin değilim. Sadece 1994 ve 2001 Krizlerinden aldığım derslerin sonucu edindiğim tecrübelere dayanarak söylüyorum: Bundan sonraki krizde Hazine, belediye borçları ile bol kepçeden dağıtılan hazine garantileri ve özel sektörün dış borlarını üstlenmekten sorun yaşayacak.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme