15 Şubat 2017

Yabancıya ödenen faizle her yıl 3 tane Marmaray yapılırdı

Borçlanmanın doğal olduğu anlayışı her geçen gün yayılıyor. Yaygın anlayışa göre; tüketmek, ithal etmek, büyümek için dışarıdan borç almak gayet doğal. Çoğunlukla alınan borcun bir maliyeti olduğunu düşünülmüyor. Dahası gerek duyulmadığı için hesaplanmasına da gerek görülmüyor. Sanki elin adamı, biriktirdiği paraları, hilali ahmer hayrına bize veriyor.
Dışarıdan borç almanın iktisadi ve siyasi maliyetlerini uzun uzun anlatmama gerek yok. Tarih okuyanlar benden daha iyi biliyorlar.
Ancak asıl düşünülmesi gereken şey başka: Borçlanman gelecek nesillerin gelirlerine el koymaktır. Çocuklarımızın, torunlarımızın paralarını bugünden yemektir. Dolayısıyla konuya çok titiz yaklaşmazsak vicdani sorumluluğumuz daha da artar.
Buradan yola çıkarak ben de sizlere yardımcı olmak için, her yıl yabancılara ne kadar faiz ödediğimizi hesaplayama çalıştım. Aşağıdaki tabloyu hazırladım. Tablonun mantığı basit. İlk sırada yer alan veriler, dış borçlar için ödenen faizleri T.C. Merkez Bankası’nca her ay, ayrıntılı bir biçimde yayımlıyor. İç borçlanma senetleri (DİBS) için yabancıya ne kadar faiz ödendiğini kendim hesapladım. Hazine 2004 yılından buyana iç borçların alıcıya göre dağılımını yayımlıyor. Buradan yola çıkarak, yabancıların, satın aldıkları kâğıt oranında faiz geliri elde ettiklerini varsaydım.
Sonuçlar, yabancıların borçlanma piyasalarından, yıllık ortalama 12-13 milyar dolar civarında getiri sağladığını gösteriyor.
Bu para gözünüze küçük görünebilir.
Birkaç örnekle açayım.
Basından edindiğim bilgilere göre; Marmaray’ın inşaat gideri 3,6 milyar dolar, Avrasya tünelinin ki ise 4 milyar dolarmış. Eğer bu rakamlar doğru ise, Türkiye yabancılara ödediği faizle, her yıl 3 tane Marmaray veya 3 tane Avrasya Tüneli yapılabilirmiş. Siz bu hesabı 3. Boğaz Köprüsü veya Osmangazi köprüsü için de yapabilirsiniz.
Hele bir de verilerin başlangıç yılı olan 2004 ten geçen yılın sonuna kadar yapılan faiz ödemelerini toplarsak resim daha değişiyor. Yabancılara, son on iki yılda 170 milyar dolara yakın ödeme yapılmış. Nedense burada 40’dan fazla Boğazı geçen tünel yapılabilirmiş gibi bir hesap yapmak bana çok akılcı gelmedi.
Bunun yerine, konunun uzmanları; bu parayla ne kadar fabrika yapılabilirdi, fabrikalarda kaç insan iş bulabilirdi, böylelikle yüzde 12,1 ile rekor kıran işsizlik ne kadar azalabilirdi gibi hesaplar yapsalar daha iyi olur diye düşündüm.
Haksız mıyım?

SON SÖZ: Yarını tehlikeye atacak eğlencelerden uzak durmalısın. (George Herbert)

Tablo: Yabancılara ödenen faiz



Kaynak. Hazine Müsteşarlığı, TCMB ve kendi hesaplarım

3 yorum:

  1. Sn Yıldız;19.yy Çin'lilerin opiuma alıştırılmaları gibi bir durum sözkonusu.Bir ahbabıma oğlunun bagkur'a kaydını niye yaptırmadığını sordum cevabı :kazanılan paradan bağkur'a para kalmadığı şeklinde oldu.Peki para az ise her yere özel arabanla gidiyorsun buna parayı nerden buluyorsun sorusuna cevabı eee ben artık ihtiyarladım,o çalışacak ben yiyecem şeklinde oldu.Oğlana dedimki babanı dinleme ne yaparsan yap artık kendin için çalış baban seni sömürüyor.Nasılki diye sordu,anlattım Bagkur'a para yok benzine var,MTV'ye para var,ZTS'na para var bagkura yok,ee herşeye para var senin emekliliğine para yok.Abi bunların hepsi taksitle ödeniyor,emeklilik için 32 sene yaştan dolayıpara ödemek gerekiyor.Değermi dedi tilt oldum ve sen bilirsin deyip ayrıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani günü yaşa yarına Allah kerim....

      Sil
  2. Sevgili Hakan;
    Sevgili Münir Yetkin vesile oldu, yazını okudum. Ellerine, emeğine ve zihnine (aklına) sağlık. Kullandığın aforizmalar da süper (Webster ve Herbert). Ben de "aforizmasal" bir katkıda bulunayım: "Durum vahim, ama ümitsiz değil! (mi)" (Konrad Adenauer).
    Tekrar ellerine sağlık kıymetli kardeşim.

    Ömer Berki

    YanıtlaSil