25 Ocak 2017

Dolar en çok İç Anadolu bölgesinde seviliyor

Bu topraklarda 1989 yılının Ağustos’una kadar cebinde bir dolar bulundurmak yasaktı. Dış ticaret işi yapmayan şirketler bile hesabında döviz bulunduramazdı.

Gençler bilmiyor olabilir. 12 Eylül’de siyasi yasaklar getirilmişti. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve daha birçok siyasetçinin aktif politika yapması askeri cunta tarafından yasaklanmıştı.

Turgut Özal, 1987 yılında yasakların kalkması için referandum kararı aldı. Sonuç çok küçük bir farkla yasakların kaldırılması yönünde oldu. Eski liderler siyasete dönüş yaptılar.

Aynı dönemde, büyüme sorunu yaşayan ekonomide kaynak sıkıntısı kendini göstermeğe başladı. Arayışlar ve dışarıdan gelen baskılar sonucunda, ekonominin alt yapısı yenilenmeden kambiyo rejiminde serbestleştirmeye gidildi.

Önceden cebinde döviz gezdiremeyen halkımız, yüksek enflasyon ortamında parasının değerini korumak için hızla döviz tevdiat hesabı (DTH) açmaya başladı. Sadece hesap açsa belki sorun bu kadar yaygın olmazdı. 1994 ve 2001Krizleri ile özellikle 2009 Krizlerinden sonra fiyatlama, kiralama gibi her alanlarda da dövizi esas alan sistemler yaygınlaştı.

Dolarizasyonun böylesine yaygın olduğu bir ortamda, birileri dövize karşı tavır alır oldular. Ancak nedense döviz karşıtı söylemler genellikle “milliyetçi” diyebileceğimiz çevrelerden geliyor. (Hemen belirteyim gözlemlerim geniş kamuoyu yoklamalarına dayanmıyor.)

Konuyu rakamlarla desteklemeden önce milliyetçiliğin tanımı için Türk Dil Kurumu (TDK) kaynaklarına gidelim. TDK milliyetçiliği; “Milliyet ilkesini benimseyen, milliyetsever, ulusçu, ulusalcı "Milliyetçi millî olan her şeye karşı daima hassas bulunan, onu bilen ve koruyan insandır." - M. Kaplan” olarak tanımlıyor.

Anladığım kadarıyla bir milliyetçinin milli paramıza, Türk Lirasına karşı daima hassas olması beklenir.

Şimdi gelelim Türkiye’de en çok ve en az hangi illerde döviz tevdiat hesabına teveccüh olduğuna.

Bu bağlamda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerinden yaralanarak aşağıdaki tabloyu hazırladım.

Tablonun mantığı basit: Verilerin ilk yayımlandığı yıl olan 2007 sonu ile son yayımlandığı dönem olan 2016 Eylül ayı itibariyle, illere göre DTH’nın o ildeki banka şubelerindeki toplam mevduata oranı alınıyor. Diğer bir deyimle, bir şehirdeki toplam mevduatın ne kadarının dövizli mevduat olduğu bulunuyor. Sonra bu oran büyükten küçüğe sıralanıyor.

Dokuz yılda ilk on ilde çok büyük değişiklik yok. İlk dört ilin sadece yeri değişmiş. Hepsi iç Anadolu’da komşu iller. İstanbul’u bir kenara koyalım. Gaziantep ve Hatay’ın üst sıralara çıkmasının nedenini Suriyeli göçmenlere bağlayabiliriz.

Resmi daha iyi anlayabilmek için bir de en az DTH tutulan illere bakalım. 2016 Eylül itibariyle, en sondan yukarı doğru gidelim: Hakkâri, Bitlis, Ardahan, Van, Ağrı, Kars, Şanlıurfa, Muş, Çanakkale, Osmaniye. İlginç değil mi? Çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da.

Burada aklınıza şöyle bir soru gelmiyor mu? Kendisini milliyetçi, muhafazakâr olarak tanımlayan insanlar, neden TL değil de Dolar ve/veya Euro saklıyorlar?
Nedenler arasında tasarrufunu enflasyondan korumak vardır. Enflasyondan arındırılmış reel faiz düşük olunca, tasarruf sahipleri TL yerine döviz tutuyor olabilirler. Bir diğer neden, faize karşı olan insanların, paralarının değerini korumak için döviz hesabı açtırmalarıdır belki de.

Nedenleri daha iyi anlayabilmek için geniş araştırmalara ihtiyaç var. Ancak tablodaki rakamlardan Doların/Euro’nun İç Anadolu’da daha fazla sevildiğini söylersek pek yanlış olmaz.

Son söz: Para silahtır. (Billy Dicelly)

Tablo: İllere göre DTH/Toplam Mevduat oranı sıralaması

Kaynak: BDDK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme