27 Ekim 2015

3. Havaalanına kredi veren kamu bankalarının dış borçları

3. Havaalanı Projesinin finansmanı ve Hazine garantilerini ele alan 20 Ekim 2015 tarihli yazımı şöyle bitirmiştim: “Ancak benim gibi ikinci seçeneğe doğru cevap diyenlere son bir hatırlatma yapayım. 4,5 milyar Euro ‘luk kredinin 3,4 milyarlık bölümü kamu bankalarından verilmiş. Onlar da dövizi dışarıdan borçlandılar. Yarın olurda kamu bankalarının döviz ihtiyacı doğarsa, onların da sahibi olan Hazine, “çocuklarının” borçları karşısında ilgisiz mi kalacak? Olabilir mi?”

Soruya cevap vermeye çalışayım.

Kamu bankaları, bir projeye döviz kredisi verecekleri zaman, aynen diğer bankalar gibi, ya döviz tevdiat hesaplarından ya da dışarıdan buldukları kaynaklardan fon sağlarlar.

Gazetelere yansıyan bilgilere göre projeye, TCZB yaklaşık 1,5 milyar Euro; Halkbank ve Vakıfbank, yaklaşık 950 şer milyon Euro finansman sağladılar. Duyumlarım doğru ise kredinin 4 yıl civarında ödemesiz dönemi var ve vadesi 10 yıldan fazlaymış. Ama altını çizeyim bilgilerimin çoğu gazete haberi.

İşin bu tarafı tamamen teknik ve ticari. Her banka gibi kamu bankaları da uygun gördükleri bir projeye kredi verebilirler.

Yalnız onları diğer bankalardan ayıran bir özellikleri var. Adı üstüne onlar “kamu bankası”. Sermayeleri Hazine’den veriliyor. Dolayısıyla tüm faaliyetleri devlet tarafından denetleniyor. BDDK denetiminden ayrı olarak TBMM KİT Komisyonu’nda hesap veriyorlar. Eğer yanlış yapıldığı, kamu çıkarlarına ters işlem yapıldığı anlaşılırsa, yüce Meclis faaliyetlerini ibra etmiyor. Sorumluları mahkemeye veriyor.

Şimdi gelelim kamu bankalarının bu kadar büyük kredi verirken kullandıkları kaynaklara.

Veriler Hazine Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’nün her ay yayımladığı Kamu Borç Yönetimi Raporlarından ( https://www.hazine.gov.tr/tr-TR/Rapor-Sunum-Sayfasi?mid=614&cid=22&nm=40#2014 yılı için Ocak 2015 tarihli, Ocak-Ağustos 2015 arası dönem için de aynı raporun Eylül 2015 sayısının19. ve 22. sahifelerine bakılabilir.

Raporlardan da görüleceği gibi, kamu bankaları 2014 yılında 2,3 milyar 2015 yılında ise 2 milyar dolarlık Hazine garantisiz dış borçlanma yapmışlar. İki yıllık toplamın sadece 800 milyon dolar kadarı Halkbank’a ait. Kalanı TCZB’nin.

Ziraat Bankası borçlanmalarının büyük çoğunluğunu finansman amacıyla yapılmış. Yani içeride verecekleri döviz kredilerinin bir bölümünü buradan finanse etmişler. Borçların içinde 5 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli olanlar çoğunluğu oluşturuyor. Vakıfbank daha çok KOBİ’lere dağıtmak amacıyla Hazine garantili dış borçları almış. Miktarı da çok büyük değil. Burada dikkati çeken şey; haberler doğru ise, verilen kredinin vadesi ile bulunan kaynaklarınki pek uyumlu görünmüyor.

Gelelim eski bir Hazine garantisiz dış borç hikayesine.

1990’lı yılların başları. Ankara Büyükşehir Belediyesi metro inşaatı için Japon piyasalarında tahvil ihraç eder. Hazine garantisi istenmez. Borç alınır inşaat hızlanır. 1994 yılında belediye başkanı değişir, İ. Melih Gökçek seçilir. Önceki başkan zamanında alınan dış borcun kendisini bağlamadığını söyler, borçları ödemez. 

Dönem 1994 Krizi dönemidir. Ülkenin dövize, dış borca ihtiyacı en üst düzeydedir. Hazine yetkilileri dış borç almak için Tokyo’ya giderler. Japonlar hemen Ankara Metro borcunu önlerine koyarlar. Bu borç ödenmeden yenisi için piyasaya çıkmanın mümkün olmadığını söylerler.

Hazine teknisyenleri alel acele bütçeye bir madde ekler ve Ankara Metrosunun borcunu, daha önce garanti vermedikleri halde öderler. Hazine hesaplarına Ankara BB’nden alacak kaydederler.

Kısacası Hazine en olmaz zamanda, hiç hesapta yokken, bir kamu kurumunun borcunu ödemek zorunda kalır.


Sadece bilginiz olsun istedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme