9 Ekim 2014

OVP hedeflerinin tutması dışta FED’e ve AB büyümesine içte siyasi ortama bağlı

Yeni üç yıllık Orta Vadeli Program (OVP) önceki parametrelerin tümünü değiştirdi. Değişiklikler sadece makro verilerde değil. Büyüme stratejisi de değiştiriliyor. Ekonomi treni hat değiştiriyor.

Konuyu detaylandırmadan önce biraz tarih bilgisi vereyim. 2002 yılına döneceğim. Yeni iktidar olan AKP’nin Kasım 2002 de seçimlerden hemen sonra açıklanan ve oldukça olumlu yankı uyandıran Acil Eylem Planı’ndan birkaç alıntı yapıp, takdiri sizlere bırakacağım.

  •            Hükümetimiz kurulur kurulmaz kapsamlı bir vergi reformu için çalışmalar başlatılacak….
  •       Vergi mevzuatı basitleştirilecek,
  •         Bütçe uygulamasında mali saydamlık ve hesap verilebilirliği artıracak…
  •          ..ekonomideki etkinliği ve verimliliği artırmak hedeflerimiz, bir an önce gerçekleştirmek için özelleştirme çalışmalarımıza hız verilecek,
  •          ..reel sektör için acil önlemler alacak ve gerçek anlamda bir yatırım seferberliği için gerekli ortam oluşturulacaktır.
  •          Reel sektörün sorunlarının aşılması için, öncelikle güven ortamının tesis edilerek siyasi ve ekonomik istikrar sağlanacaktır.
  •          Yatırımcılara bedelsiz arsa tahsisi sağlanacaktır.
  •          Doğrudan Yabancı Yatırımların özendirilmesiyle ilgili düzenlemeler yapılacaktır.
  •          Kamu yönetimini halkla buluşturma ve israfı önleme hedefleri doğrultusunda lojman, makam aracı, sosyal tesis, kamu hizmet binası yapımı gibi konularda israfı ve kaynakların gereksiz harcanması önlenecektir.
  •          İhale mevzuatı AB standartlarına çıkarılacaktır.
  •          Yerel yönetimlerin görev ve yetkileri geniş bir çerçevede yeniden belirlenecek,”
 
Okursanız, 12 yıl geçtikten sonra, yeni OVP’de bunları veya benzeri başlıkları bulacaksınız.

Haksızlık etmeyelim hiç mi yeni şey yok? Tabi ki var:

  • ·      ABD Merkez Bankası faizlerini 2015’in II. yarısında artıracak ama faiz artırımının ekonomimize etkisi sınırlı olacak. Nasıl mı? Mali disiplin ve özel tüketimi kısarak.
  • ·      Büyüme işsizliği azaltmıyor ama mali disiplini öne çıkarıyor.
  • ·      Büyüme sermaye ve emek destekli olmaktan faktör verimliliği destekli olacak. Yani eğitilmiş işgücü ve yeni teknoloji ağırlıklı bir model gelecek.
  • ·      Gayrimenkul rantları ve yatırımları düzenlenecek. Vergi ve diğer önlemler sayesinde özel sektörün sanayiye yatırım yapması teşvik edilecek.
  • ·      Öyle bir mali sıkılaştırma geliyor ki, eğer uygulanabilirse devletten geçinenlerin işi zor. Bu yıl yüzde 10 kadar artan harcamalar seneye sadece yüzde 5,5 artacak. Enflasyonun yüzde 6,3 olacağını düşünürsek, harcamalar reel olarak azalacak. Hem de genel seçimlerin olduğu yıl. Yanı sıra seneye vergi gelirleri yüzde 11 kadar büyüyecekmiş. Diğer bir deyimle harcamalar reel olarak azalırken, vergi gelirleri artacak. Bu çok önemli bir mali sıkılaştırma demektir.
  • ·      Mali disiplin, Genel Sağlık Sigortasında, KİT’lerde, bütçe dışı fonlarda sağlanacak olan performansla düzeliyor. İşsizlik Fonu gelirleri sistemi düzeltiyor.
  • ·      Bunun arkasında anlamlı bir vergi reformu olmadan bunun sadece idari önlemlerle sağlanması mümkün değildir. OVP tasarrufu teşvik edecek bir reformdan bahsediyor. Çok doğru bir politika değişikliği. Mutlaka ve acilen hayata geçmesinin büyük yararı var.
  • ·      Bankacılıkta bireysel krediler (tüketici kredileri, kredi kartları vs.)  pahalılaştırılacak, böylelikle bankaların reel sektöre kredi vermesi teşvik edilecek. Sonuç özel sektörün daha az harcaması daha çok tasarruf ve yatırım yapması olacak.


Açıklanan önlemlerin öncekiler gibi lafta kalmaması için öncelikle ciddi, güvenilir bir siyasi irade lazım. Ardından dolar bazında geliri azalacak, alabileceği krediler pahalılaşacak olan halkın sıkılaştırmayı kabullenmesi gerekir. Seçim yılında, hem de dünyada faizler yükselirken böylesi politikaları uygulamak hiç kolay değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme