Ekonomiyi harekete geçiren, büyüten tüketim ve yatırım
harcamalarıdır. Konuyu basit formülle açıklayalım: Para + Kredi = Toplam harcama (tüketim + yatırım).
Büyümek için devletin, şirketlerin ve hane halklarının
tüketmesi ve yatırım yapması lazım. Ancak bu harcamalar devletin, şirketin ve
ailenin kendi nakdiyle veya geliriyle yapılırsa başka, borç alınarak yapılırsa
başka sonuçlar ortaya çıkar.
Harcamalarda çoğunlukla nakit kullanılması durumunda,
ekonominin hızla büyümesi için reel gelirlerin de hızla artması gerekir. Reel gelir, enflasyondan arındırılmış
gelirdir. Örneğin bir yılda enflasyon yüzde 10 artarken gelir yüzde 5
artıyorsa reel gelir azalıyor demektir. Diğer bir yaklaşımla, reel gelir; aynı parayla daha az mal ve hizmet
satın alınabilmesini ifade eder. Ekonominin büyümesi için tam tersi,
gelirlerin enflasyondan daha çok artması hedeflenir.
Ancak, özellikle 1990 yıllardan sonra, dünyada şirket
hisselerinin artan oranda borsalara kote edilmesi, uluslararası rekabetin aşırı
artması, teknoloji yoğun üretimin yaygınlaşması ve ucuz emeğin bollaşması
sonucunda şirketler ücretleri gerektiğinden daha az artırdılar.