18 Kasım 2014

Genç işsizliği ve sosyal etkileri

Bugün dersten çıktım. Öğrencilerime anlattıklarımın ne kadar anlamlı olduğu bir kez daha düşündüm. Merkez Bankası önemliymiş, dünyada enflasyonla nasıl mücadele ediliyormuş. Bu konular onlar için ne kadar önemli? Bunları neden öğrenmek zorundalar?

İş bulma hayali

10 Kasım 2014

Bütçe açığını sıfırlamak için

Devletin bütçesi bu sene 24,4 milyar lira, gelecek yıl ise 21 milyar lira açık verecek. Bütçe açık verince Hazine mecburen bankalardan borçlanacak. “Faiz lobisinin” cebine bu sene 50 milyar lira aktaran devlet seneye 54 milyar lira ödeyecek. Tamam bu faizler önceki yılların açıklarından kaynaklanıyor. Hemen sıfırlanması mümkün değil.

Ama önümüzdeki yıldan itibaren açıklar sıfırlansa, yeni borçlanma yapılmasa, stok azaltılmaya başlansa olabilir mi? Hemen zor demeyin.

Gelin hayal kuralım.

Size üç tane seçenek sunacağım. Seçim sizin.

4 Kasım 2014

Bütçede yapısal dengeler bozuluyor

Önce bir hatırlatma yapayım. Maliye politikasında önemli olan bütçe dengesidir. Yani bütçe gelirleri ile giderleri arasındaki farktır. Eğer giderler gelirlerden fazla ise malum sonuç ortaya çıkar: Bütçe açığı ve onun sonucu da kamu borçlanması olur.
Borç takip edilirken esas olan anaparadaki değişimdir. Çünkü kamu borç stoku = anaparadır. Eğer bir yılda kamu borcunun anaparasında artış varsa stok büyüyor demektir.

Diğer bir deyimle faiz ödemelerindeki değişim stoku tanımsal olarak etkilemez. Öte yandan eğer bütçede o yıl ödenecek olan faiz kadar faiz dışı fazla (FDF) verilirse, Hazine sadece anapara ödemesi kadar yeni borç alır ve stok sabit kalır. Ama faiz dışı fazla o yılın faiz ödemesi kadar olmaz ve kamu faizleri ödemek için de borçlanmak zorunda kalırsa ve stok artar.
Bu nedenle kamu borç sorunu olan ekonomilerde asıl izlenmesi gereken bütçe göstergesi klasik bütçe açığı değil, faiz dışı dengedir. Onun tanımı da basittir:  Gelirler – faiz dışı harcamalar.

1 Kasım 2014

Bütçede kara delikler artıyor

Piyasa oyuncuları mali disiplin deyince devamlı bütçe açığı ve kamu borç toplamının milli gelire oranına bakarlar. Rakamlar küçükse sevinirler. Haklıdırlar. Çünkü onların vizyonu kısa vadelidir. Uzun vadedeki olası dertler onları germez.

Belki bazı okuyucularım hatırlayacaktır. Özellikle 90’lı yıllarda ortaya çıkan fonlarla kamu kaynaklarının kamu harcama hukuku dışına çıkarılarak özel mevzuatına göre harcanır, muhasebeleştirilir ve denetlenirdi. Bu tür uygulamalar o yıllarda ülkemizde bütçe disiplinin bozmuş; mali yönetim sisteminde dağınıklık yaratmış, kamu kaynaklarının kötü kullanılmasına yol açmıştı. Sonuç 2001 Krizi olmuştu.