18 Haziran 2015

FED faiz artırmaya başlarken ülkenin döviz pozisyonu

Beklenen oldu. Amerikan Merkez Bankası politika faizini bu yıl artıracağını ilan etti. Yükseliş yavaş olacakmış. Haber, kısa vadeli piyasalarda, neredeyse bayram etkisi yaratı.

Daha önceki yazılarımda, dünya finans piyasalarının içinde bulunduğu sıkıntılı durum nedeniyle hızlı faiz yükseltmenin mümkün olamayacağını belirtmiştim.
Ancak sonunda bir gün yükseleceği kesin.

Bazılarınız, “bize ne elin dolar faizinin artışından” derseniz aşağıdaki tabloya biraz yakından bakmanız gerekecek.


Tablo, Nisan 2015 itibariyle Türkiye’de kimlerin, ne kadar döviz varlığı, ne kadar döviz yükümlülüğü var onu gösteriyor. Eğer bir şirketin veya ülkenin döviz varlıkları ile yükümlülükleri arasında bir fark varsa mutlaka dikkatli olmak lazım. Hele bir de, fark bizdeki gibi borçlar lehine ise, yani açık varsa durum daha da ciddi olabilir.

Nedeni basit. Aile bütçemizdeki gibi ülke döviz varlıklarımız borçlarımızı karşılamıyorsa, ne yapacağımızı düşünmemiz lazım.

Basit bir örnek vereyim.

Türkiye’de döviz basılmadığına göre, elinde döviz varlığı olmayanlar, döviz borcunu ödeyebilmek için TL ödeyerek döviz satın alacaklar. Veya yeniden döviz borçlanacaklar.

FED faiz artırmaya başlayınca, önce borçlanma faizleri sonra da kur yukarı doğru hareketlenmeye başlayacak. Sonuç olarak döviz pozisyonu açığı olanlara ek yükler gelecek. Açığı olanlar bu yükleri kime yansıtacaklar? Sermayedarlara mı müşterilere mi? Cevabı biliyorsunuz.

O zaman gelin Türkiye’de açık pozisyonu olan, döviz yükümlülüğü varlıklarından fazla olanlar kimlermiş bir bakalım.

Hükümetin, çoğunluğu dış borçlarından kaynaklanan açığı 107,4 milyar dolar. Bankaların açığı ise160 milyar dolar kadar. Oldukça fazla. Diğer sektörlerin açığı 249 milyar dolar seviyesine ulaşmış. TCMB’nin, döviz rezervleri nedeniyle açığı değil 122,3 milyar dolar fazlası var. Böylelikle toplam açık 394 milyar dolar olmuş.
Anlayacağınız, dövizdeki hareketler en çok reel sektörü ve bankaları etkileyecek. Ama sakın hükümetin bu işten sıyrıldığını sanmayın. Onunda açığı az değil.

Bir de açığın hangi enstrümanlardan kaynaklandığına bakalım. Doğrudan yatırımlarda yükümlülükler varlıklardan 117 milyar dolar kadar fazla. Hisse senedi ve tahvillerde oluşan portföy yatırımları ile mevduatlardaki açık 181,4 milyar dolar. En büyük açık kredilerde. Toplamı 219 milyar dolar civarında. Tek sevindirici durum 123 milyar dolarlık uluslararası döviz rezervleri.

Ülkenin döviz dengesi bu haldeyken döviz faizlerindeki artışların etkilerine hazırlıklı olmak için acele yapılması gerekenleri, burada defalarca yazdım. Tekrarlamayacağım.

Bu yazımı, döviz yükümlülüklerinin en tehlikelisi olan sıcak para stokuna değinmeden bitirirsem yanlış olur. Çünkü döviz yükümlülüklerin büyük bölümü kısa vadeli sıcak paradan oluşuyor. Nisan’da stok 215,4 milyar dolar olmuş. Bu tutar, tahmini milli gelirin yüzde 30’u civarında.

Seçimler bitti. Artık çok gecikmeden hayatın gerçeklerine dönmenin tam zamanı. Çok gecikirsek tedaviye uygun ilaç/yöntem bulamayabiliriz.

Tablo: Türkiye'nin Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme