21 Eylül 2016

Hanehalkının yaşam koşulları ve genç işsizler ordusu üzerine

TÜİK iki önemli istatistik yayımladı. İlki Haziran işsizlik rakamlarını, ikincisi 2015 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasını içeriyor.

Önce işsizlikten başlayayım.

Genel işsizlik çift haneli rakamlara ulaştı, yüzde 10’un üstüne çıktı. İş aramaktan vazgeçen, iş bulmaktan ümidini kesenleri de eklerseniz rakam yüzde 20’lere yaklaşıyor. Diğer bir deyimle, çalışabilecek durumda olan her beş insandan birisi işsiz.

Ancak bundan daha önemlisi, aşağıdaki grafikte de görüldüğü gibi, genç işsizliğin son 75 ayın zirvesine ulaşılmış olması. Rakam yüzde 20,5 olmuş. Her beş gençten birisi işsiz. Buna iş bulmaktan ümidini kesen geçleri de eklerseniz, tahminen yüzde 25’e yaklaşır. Yani bu durumda, her dört gençten birinin işi yok.

Üniversite son sınıflara ders veriyorum. Öğrencilerimin bana en çok sordukları soru hep ayı: “Hocam nasıl iş buluruz?”  Ajitasyon olsun diye yazmıyorum. Ama gelin bu soruya, onların gözlerine bakarak, siz gerçekçi bir cevap verin.

Çünkü ben veremiyorum. Üniversiteye girmişler, bitirmek üzereler. Dolayısıyla bir an evvel işe girmek, ailelerine daha fazla yük olmak istemiyorlar. Dahası hayalleri var, ev kurmak, çocuk sahibi olmak, gezmek, eğlenmek istiyorlar.
Ancak iş aslanın midesinden de ötede. Ara ki bulasın.


Kaynak : TÜİK ve Dr. Berke Duvan’ın hesaplamaları

Gelelim ilkiyle doğrudan bağlantısı olan ikinci veri setine.

2015 yılında gelir eşitsizliği artmış. Hanehalkı en çok geliri maaş ve ücretlerden elde ediyor. Yani insanların çoğu maaş ve ücretle geçiniyorlar. İşi olanların geliri bir şekilde yükseliyor.

Buna karşılık aynı dönemde sürekli yoksulluk oranı yüzde 15,8 olmuş. Bir önceki yıla göre artış var. Bu sonuç gayet normal. Çünkü, işsizler çoğaldıkça yoksullar artıyor.

Bana göre TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının en önemli sonuçlarından biri de; okur-yazar olmayanların yüzde 27,2’sinin, yüksekokul mezunlarının yüzde 1,6’sının yoksul olması. Düşünebiliyor  musunuz; bin bir emekle yüksek okul bitiriyorsunuz ama nedense yoksulluğu yenemiyorsunuz.

Hanehalkının içinde bulunduğu ekonomik durumun daha anlaşılabilmesi için bir rakam daha vereyim. Nüfusun yüzde 68’i konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemleri veya borçları olduğunu beyan etmiş. Yani konut alımı ve konut masraflarını da eklerseniz borçluluk oranı ne olur onu da gelin siz tahmin edin. Görünen o ki, toplumda borçsuz nefer bulmak neredeyse imkansız.

Şimdi bir tarafa FED, borsa, kur ve faiz üzerinden yapılan ve “mali disiplin olduğu sürece sorun yok” diyen anlayışı, diğer tarafa da yukarıdaki verileri koyun. Şirketlerin, KOBİ’lerin, esnafın durumunu eklemeyi de unutmayın.


Ardından ekonominin içinde bulunduğu durum hakkında kararınızı verin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme