IŞİD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
IŞİD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2016

21. YY için planlama seminerleri: Enerjide ne yapmalı nasıl yapmalı?

Prof. Dr. Bilsay Kuruç’un bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle ve liderliğiyle, 2011 yılından bu yana yapılan 21. Yüzyıl İçin Planlama Seminerlerinin sonuncusunu, 12-13 Mayıs’ta, bilim ve irfan ocağı Mekteb-i Mülkiye’de yaptık.

Konu başlığı enerjide ne yapmalıydı. Seçkin ve içeriği dolu sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

Ben kendi adıma çok şey öğrendim.

Bunları uzun uzun anlatmak zor. Bu nedenle kısaltıp, başlıklar halinde bilginize sunacağım.

22 Kasım 2014

AB-ABD ticaret görüşmeleri dünya dengelerini değiştirirken Türkiye

Tarih bize dünya savaşlarının en önemli nedeninin ticari paylaşım olduğunu öğretmiştir. Emperyalistler dünya kaynaklarını olabildiğince sömürürken, biraz palazlanan yeni güçler pay isteyince ortalık karışmıştır. Her büyük savaşın sonrasında, galiplerin dizayn ettiği yeni bir ekonomik düzen kurulmuştur.

Sovyetlerden sonrası

Buna pek uymayan bir örnek Uruguay Raund Ticaret Müzakereleridir. Sovyetler Birliği’nin savaşsız yıkılmasıyla dünyada yeni bir denge kurulmuştur. Yeni dönemin ticari dengeleri Dünya Ticaret Örgütü kontrolüne bırakılmış, küreselleşme hızla yayılmıştır.

1990’lı yılların başında, Birleşmiş Milletler Cenevre Daimi Temsilciliğinde görevliydim. Uruguay Raund Ticaret Müzakerelerini izlemek ve bazı görüşmelere katılma şansım oldu.

Ticaretin diğer konulardan ne kadar farklı olduğunu yaşayarak gördüm. Her konuda ülkeler arasındaki ittifakları görmek ve anlamak mümkündür. Ticaret müzakerelerinde kim kimin dostudur, düşmanıdır konuya göre değişir. Tarım konusu görüşülürken düşman olan AB ile ABD, fikri mülkiyet hakları görüşülürken dost oluverirler.

Yeni düzene doğru

2 Ekim 2014

Atılan her füze artan cari açık demektir

Kaç zamandır yazmayı düşündüğüm bir konu.

Silah sanayi, ordusunun mühimmatı çoğunlukla dışarıya bağlı bir ülkenin uluslararası veya bölgesel güç olabilmesi, söylenildiği kadar kolay değildir. Çünkü basıl her tetik çoğu zaman cari açığa negatif etki yaratır.

Düşünsenize, bir F16 pilotu için asıl olan verilen hedefi vurmak, verilen görevi yerine getirmek olmak durumundadır. Onun için kaç füze atılmış, kaç mermi boşa gitmiş, maliyeti ne kadarmış gibi hesaplar akla ziyan konulardır. Böyle olmak zorundadır. Çünkü savaş maliyet hesabı yapılarak kazanılmaz. Başladın mı canını verene kadar mücadele edeceksin. Hele ülkeni savunmak için verdiğin haklı bir mücadelenin içerisindeysen asıl olan kazanmaktır. Her şeyinle kazanmak için savaşacaksın.

Ama savaş doğrudan senin savaşın değilse, çok haklı bir savaş değilse ne olacak? Sadece bölgede güç olacağız, sözümüz daha fazla geçecek gibi nedenlerle girilen sıcak mücadelenin siyasi etkilerini bir yana koyabilirsek, ekonomik sorunları çok önemli sonuçlar yaratır.

Operasyonun ABD’ye etkisi

27 Eylül 2014

Kırılganlık göstergeleri bozuluyor

Yazılarımda, çoğunlukla, bir çalışmayı tamamen kopyalayarak yorum yapmam. Elimden geldiğince özgün olmaya çalışırım. Doğal olarak bu hiç bir kitaptan, dergiden, makaleden etkilenmediğim anlamına gelmez. Her okuduğum satırın mutlaka bir katkısı olmuştur ve olacaktır da.

Böylesi bir giriş yapmamın nedeni, aşağıdaki tabloyu çokuluslu bir banka olan Barclays’ın son raporundan tercüme ederek yazımda kullanmam.

Nedenini açıklayayım. Sıcak paranın Türkiye ekonomisindeki önemini hepimiz öğrendik. Sokaktaki insan bile dövizdeki hareketleri dikkatle takip etmeye gayret gösteriyor. İş öyle bir yere vardı ki; döviz sepetindeki değişime göre ekonominin iyiye veya kötüye gittiğini söylemeye başlayanlar var.

Dolayısıyla ekonomiye sıcak para sağlayanların bizi nasıl değerlendirdikleri beklentiler açısından hayati öneme sahip. Eğer olur da güvenleri azalır ve piyasalara döviz göndermez hatta bir de çekmeye başlarlarsa işimiz çok zorlaşır. Bunun en güzel örneğini son günlerde yaşıyoruz. Doların yükselişini durdurmak için TC Merkez Bankası yoğun bir uğraş içerisinde.

14 Haziran 2014

IŞİD’den benim çıkardığım ders

Ne diplomasi ne de Ortadoğu uzmanıyım. Uzun uzun petrol, aşiret, mezhep dengeleri üzerine yazmayı düşünmüyorum.

Ama her duyarlı yurtsever gibi ben de yaşananları elimden geldiğince yakından izlemeye çalışıyorum. Yerli ve yabancı medyadan detayları derleyip, bilmecenin parçalarını bir araya getirmeye çabalıyorum. Bloğun başlığının altındaki özlü sözde de belirttiğim gibi. Yarı cahilin kör cahilden beter olduğu gereceğini de unutmadan, aşağıdaki tahlili yapmak istedim.