28 Nisan 2019

Döviz Tevdiat Hesapları ve futbol

Bazen kendime sormadan edemiyorum; “Bizim yerliye karşı bir alerjimiz mi var?”
Nerden çıkardın demeyin. 
Geçen gün gazetede bir haber vardı. Türkiye Kupası yarı final maçına çıkan Galatasaray’ın ilk on birinde hiç Türk futbolcu yokmuş. Adına bakıp aldanmayın. Maç Malatya’da ama sahada sadece 4 Türkiyeli futbolcu var. Onların da hepsi EY Malatyaspor’da.
Milyonlarca dolar para verip getirilen yabancılara bakınca bir kalite, bir futbol bilgisi, bir sportmenlik arıyor insan. Nerdeeee? Çoğu ununu elemiş, ipini sermiş yaşlı futbolcular. Futbol oynamaktan bıkmışlar. Emekliliğe hazırlanıyorlar. Biraz para biriktirip ülkelerine dönmek için gün sayıyorlar.
İyi niyetli olanlar da geldiklerinden birkaç hafta sonra, bizim ligin eyyamcılığını, adam kayırmacılığını, “VAR”sızlığını görünce oynamayı bırakıyorlar. Sadece büyük takımların maçlarında biraz efor sarf edip günlerini geçiriyorlar.

23 Nisan 2019

Babamın tokatı

Bugün babamın aramızdan ayrılışının 9. yıldönümü. Onu her geçen gün biraz daha özlüyorum. 
Vefatından sonra (o günlerde köşe yazdığım) HaberTürk gazetesinde yazdığım yazımı tekrar yayımlıyorum.



Son beş ayda hem annemi hem babamı kaybettim.
Doğrudur, sıradan bir olay, hayatın gerçeği. Ama bir de bana sorun. Baba ocağım söndü. Düne kadar baba ocağı ne demek pek bilmezdim. Hayat yavaş yavaş öğretmeye başladı.

Babam bir Cumhuriyet çocuğuydu.

Ne demek istediğimi biraz açayım. Babam ilkokula şartların zorluğu nedeniyle, komşu köyde, 12 yaşında başlamış. Her gün iki saatlik dağ yolunu yürüyerek aşıp okula gitmiş. O yıllardaki koşullar nedeniyle bir derslikte birkaç sınıf bir arada okumuşlar.

18 Nisan 2019

Döviz rezervlerinin sıcak paracılar için önemi

Son günlerin en çok konuşulan konusu yine dolar, Euro olmaya başladı. Bir yandan birkaç hafta önce Londra’daki swap (takas) piyasalarında yaşananların etkileri konuşuluyor. Daha onun etkisi bitmeden, şimdide T.C. Merkez Bankası’nın rezervleri gündemde.
Dünya Gazetesi’nden Alaattin Aktaş’ın rezerv hesapları konusunda verdiği teknik bilgi uzmanların dikkatini çekmişti. Seçimin heyecanıyla, mazbata tartışmasıyla konu unutuldu. Sonra Financial Times konuyu ele aldı. Piyasalar ve karar alıcılar tepki vermeye başladılar.
Bana kalırsa tüm bu tartışmalara son verecek olan TCMB. Acilen açıklayıcı bir bilgi notu hazırlamalı. Rezervlerin nasıl izlendiği, hangi bilanço ve bilanço dışı kalemlerin hesaplara dâhil edildiği en geniş şekliyle açıklanmalı. Bu not piyasa uzmanlarına değil, iktisat bölümü öğrencilerine hitap edecek şekilde hazırlanmalı. Böylelikle her kesin farklı bir hesaplama yöntemi kullanmasının önüne geçilmeli. 
Aslında bu, şeffaflığı ve hesap verilebildiği ilke edinen her merkez bankasının yapması gereken bir şey.

14 Nisan 2019

Gençler ve kıdem tazminatı

Türk Metal Sendikası ve Uludağ Üniversitesinin, Karadeniz Ereğli’de beraber düzenlediği, 27 üniversitenin Çalışma Ekonomisi Bölümü öğrencilerinin 6. Kez bir araya geldiği “AkadEmek Kurultayı’na” konuşmacı olarak davet edilmiştim.
Öğrenciler ve işçilerle beraber olmak, onların ekonomiye ve iş hayatına bakışını kendilerinden dinlemek beni her zaman mutlu ediyor. Onlardan çok şey öğreniyorum.
Bu toplantı sırasında en çok, ekonominin içinde bulunduğu durum, iş sınavları ve kıdem tazminatı fonu hakkında soru soruldu. Yurdun 27 farklı yöresinden, binlerce kilometre yol kat ederek gelen gençler, iş olanakları olarak önlerinde ne tür seçenekler olduğunun az çok farkında idiler. Bir kısmı hayata umutla bakıyor, bir kısmı ise artan işsizlik karşısında ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
Ama beni en çok etkileyen konu, gençlerin devlete bakış açıları oldu.