Teknisyenlerin ekonomik sıralama ve karşılaştırmalar yapmaktan
amacı gelişmişlik düzeyini anlamak, diğer ülkelerle farkı ölçmek ve başarılı
örnekleri araştırmaktır. Başarı hikâyelerinden dersler ve örnekler çıkararak
kendi ülkesine uygulamaya çalışmaktır.
Birçok siyasetçi içinde aynı şeyleri söyleyebiliriz. Ancak
özellikle popülist azgelişmiş ülke politikacıları nedense genel
karşılaştırmalar yapmak yerine olayın başarılı yanlarını öne çıkarmayı tercih
etmekte ustalaşmışlardır.
Bunun örneklerinden birisi bizim ülkemizdekilerdir.
İktidarda olanlar genellikle büyüme rakamlarını öne çıkararak halka ne kadar
başarılı olduklarını anlatırlar. Muhalefet ise cari açıkla, dışarıdan alınan
borçla büyümenin uzun vadeli risklerine dikkat çeker. Sosyal kalkınmanın
büyümeden daha önemli olduğuna vurgu yapar.
Hatta bizdeki tartışmada iktidar 16. büyük ekonomi
olduğumuzu, muhalefet ise 17. olduğumuzu tartışa gelmektedir.
Bunlar boş
tartışmalar
Kalkınma ekonomik başarının en temel ölçüsüdür. Ekonominiz
yüzde 1 veya 10 büyüse, buna karşılık eğitimde, kişisel haklarda veya temiz
suya erişimde geride kalıyorsanız refahın paylaşımında sorunlar var demektir.
Sosyal kalkınma konularını özetleyen 132 ülkeyi kapsayan
2014 Sosyal Gelişmişlik Endeksi’nde (SGE)
ne yazık ki, 64. sıradayız. Büyüklük sırasıyla arada 47 fark var. Üzerinde uzun
uzun durup düşünülmesi bir açıklık. Listenin başında Yeni Zelenda var. Tüm AB
ülkeleri ve Malezya, Brezilya, Trinidad ve Tobago, Ekvator, Botsvana,
Ermenistan, Bosna Hersek bizden önde.